Türk Bitig: Odgurmış'ın Hükümdara Öğüt Verdiğini Söyler



Odgurmış'ın Hükümdara Öğüt Verdiğini Söyler

  1. Odgurmış İligke Pend Bermişin Ayur
    Odgurmış'ın Hükümdara Öğüt Verdiğini Söyler
  2. Yanut berdi odğurmış aydı ilig, bayat bersü barça tilekke elig
    Odgurmış cevap verdi ve: — Ey hükümdar, Tanrı her işte sana tevfikini refik etsin — dedi —
  3. Bu kıvçak kovı dünyâ kiçki ajun, neçe beg karıttı kanmaz özün
    Bu kof ve boş dünya çok eski bir âlemdir, o nice beyleri ihtiyarlattı, kendisi ihtiyarlamaz.
  4. Seni teg telim beg keçürdi sevip, saña ma anundı keçürgey evip
    Senin gibi bir çok beyleri sevdi ve nihayet onlardan yüz çevirdi, şimdi senin için hazırlandı, fakat seni de çabuk bırakacaktır.
  5. Bamağıl muñar sen hakikat köñül, vefâ kılğu ermez hakikat tüñül
    Sen ona inanıp, gönül bağlama, o sana hakikî bir vefa gösterecek değildir, ondan vaz geç.
  6. Meniñdin nerek emdi öt sav erig, bu üdlek öti tap saña ay tirig
    imdi benim öğüt ve nasihatime ne lüzum var, ey diri, sana feleğin verdiği ibret yeter.
  7. Seniñde ozakı ajun tutğuçı, kanı kança bardı kanı ol küçi
    Senden önce dünyaya hâkim olanlar hani, nereye gittiler, o kudret ve ihtişamları nerede.
  8. Olar kança bardı körü bar sakın, saña ma naru barğu üd kün yakın
    Onlar nereye gittiler, ibretle bak, düşün, senin için de oraya gidilecek gün yakındır.
  9. Saña tegdi emdi bu beglik kurı, uzun kalğu ermez iş itnıp yorı
    Bu beylik sırası şimdi sendedir, fakat uzun kalacak değildir, işini ona göre tut.
  10. Olarka negü kıldı erse asığ, bu kün sen anı kıl yarın bul tatığ
    Onlar için ne faydalı oldu ise, bugün sen de onu yap, yarın bunun zevkini tadarsın.
  11. Negüke ökündi ölürde olar, sen andın yırak tur tile edgüler
    Ölürken, onlar neye peşiman oldular ise, sen ondan uzak dur ve ancak iyilik düşün.
  12. İdi yakşı aymış biliglig bügü, biliglig sözi yinçü yâkût tegü
    Bilgili hakîm çok iyi söylemiş, bilgilinin sözü inci ve yakut gibidir.
  13. Ölügni körügli me kalmaz tirig, ölümke anun tutma kılkıñ irig
    Ölüyü gören hiç kimse diri kalmaz, ölüme hazırlan, haşîn olma.
  14. Ölümüg biligli ay kılkı osal, keçer bu tiriglik özüñ ülgi al
    Ey ölümü bilip de gafil davranan, hayat geçer, ondan nasibini al.
  15. Usanıp yorığlı ay ârzû kulı, ölümke basıkma kelir alğalı
    Gafletle yürüyen ey arzuların esiri, ölüm sana baskın yapmasın, o muhakkak bir gün seni almağa gelecektir.
  16. Baka kör keçürmiş küniñni bu kün, tükel boldı tüş teg sakınğıl ögün
    Geçmiş günlerine bugün dikkatle bak, hepsi bir rüya oldu, aklını kullan ve iyi düşün.
  17. Kalı kıldı erse özüñ edgülük, asığ kıldıñ özke eçü meñülük
    Eğer sen kentlin iyilik yaptın ise, bundan sen kendine ebedî bir ecir kazandın.
  18. Yava kıldıñ erse tiriglik kalı, ökünç birle tün kün udıma ulı
    Eğer ömrünü boşuna geçirdin ise, gece-gündüz durup-dinlenmeden, peşimanlıkla inle.
  19. Tilep bulğu ermez tiriglik tuçı, yana yañu ermez yegitlik küçi
    Arzu etmekle devamlı bir hayat temin edilemez, gençlik kuvveti de bir daha geri dönecek değildir.
  20. Bu bulmış üdüg barı kılma yava, ölümke anunğıl tapuğka eve
    Bari bu bulduğun zamanı boşuna geçirme, ölüme hazırlan, ibâdete istical et.
  21. Ay ilig baka kör seniñde oza, beg erdi atañ ilde erk türk tüze
    Ey hükümdar, bak, memlekette senden önce idareyi elinde tutan bey senin baban idi.
  22. Hazine haşem sü idisi bolup, tirildi bir ança tilekin bulup
    Hazinesi, maiyeti ve askeri vardı, bunlara dayanarak, her isteğini buldu ve böylece bir müddet yaşadı.
  23. Ölüm tuttı âhır iletti anı, asığ kılmadı ol bedümiş üni
    Sonunda ölüm onu yakaladı ve götürdü, onun büyük şöhreti bir fayda etmedi.
  24. Atañ öldi bardı saña berdi pend, ata pendi tutsa şeker bolğa kand
    Baban öldü, gitti ve bu ölümü ile sana öğüt verdi, baba nasihatini tutarsan, o sana bal-şeker olur.
  25. Muñar meñzer emdi eşit uş bu söz, asığ kılğa tutsa ayâ özke köz
    îmdi buna benzeyen şu sözü dinle, tutarsan, faydalı olur ve senin görür gözün olur.
  26. Atañ öldi erse kalı ne üdün, saña aydukı ol oğul kör odun
    Baban öldüğü zaman sana şöyle söylemiş olur:— Ey oğul, bak ve uyan.
  27. Ölüm tuttı bardım kelir uş saña, katığlan kedin edgü atıñ kodun
    Ölüm beni yakaladı, gidiyorum, şimdi sıra senindir, gayret et, kendinden sonra iyi ad bırak.
  28. Atanıñ ananıñ ölümi tükel, oğul kızka pend ol ukup özke al
    Ana-babanın ölümü çocuklar için tam bir nasihattir, bunu anlayıp, benimse.
  29. Atañnı anañnı ölüm kodmadı, senimü kodur kör yetilse üdi
    Ananı, babanı ölüm bırakmadı, vakti gelince, senimi bırakır.
  30. Olarka cefâ kıldı dünyâ titip, sañamu vefâ kılğa kılkın itip
    Onlara acımayan ve cefa eden bu dünya, tabiatini değiştirip, sanamı vefa gösterecek.
  31. Küsüş tut tiriglik kerek işke ıd, üle neñ kişike muyan özke tıd
    Hayatı aziz bil ve ancak lüzumlu işlerde kullan, insanlara ihsanlarda bulun ve kendine sevap kazan.
  32. Keçer kün içinde kerekiñ alın, keçürgey seni üd itigiñ kılın
    Geçici günler içinden ancak lüzumlu olan şeyleri .al, zaman seni de geçirecektir, buna göre hazırlığını yap.
  33. Özüñ yüdti munça bodun yükleri, oduğ tur osal bolma saknu yorı
    Sen bu kadar halkın yükünü yüklenmiş bulunuyorsun, uyanık ol, gafil bulunma ve düşünerek hareket et.
  34. Kalın aç böriler yığıldı saña, koyuğ ked küdezgil ay ilçi toña
    Bir sürü aç kurt senin etrafına toplanmıştır, ey kahraman hükümdar, koyunları iyi muhafaza et.
  35. İliñde biregü keçe kalsa aç, anı sendin aytur bayat közni aç
    Memlekette bir kimse bir gece aç kalırsa, onu Tanrı sana soracaktır, gözünü aç.
  36. Yula teg küyer sen bu kün ay ilig, yarukluk adınka-turur ay silig
    Ey hükümdar, bugün sen bir meş'ale gibi yanıyorsun, fakat bunun ışığı başkaları içindir, ey temiz kalpli insan.
  37. Tiriglik uçuksa yetilse yaşıñ, negüke tusulğay saña bu kişig
    Yaşın ileriler ve hayat da sonuna yaklaşırsa, bu adamların sana ne gibi faydaları dokunabilir.
  38. Özuñ otka atma kişiler üçün, özüñni küyürme körürde küçün
    İnsanlar için kendini ateşe atma, göz göre-göre zorla kendini yakma.
  39. Uluğluk bedüklük bu beglik kamuğ, kalır bu ölüm kelse açsa kapuğ
    Ölüm gelip, kapıyı çalarsa, ululuk, büyüklük ve bütün bu beyliğin hepsi burada kalır.
  40. Köni bol könilik öze kıl törü, uzun turğa beglik adakın örü
    Doğru ol ve doğruluk üzere hüküm et, beylik ancak böylelikle uzun müddet payidar olabilir.
  41. Ne edgü bilig berdi bilgi uluğ, bu söz işke tutnup yorı bu yoluğ
    Büyük bilgin ne iyi bilgi vermiş, bu söze göre hareket et ve bu yoldan yürü.
  42. Bekütmek tilese bu beglik ulı, törü bergü tutğu könilik yolı
    Bu beyliğin temelini sağlamlaştırmak istersen, hüküm ederken, dâimi doğruluk yolunu tutmalısın.
  43. Takı bir ajunuğ tutayın tese, könilikni tutğu söz aydım kese
    Öteki dünyayı elde etmek istersen, yine bu doğruluk yolunda devam etmelisin, bunda şüphe yoktur.
  44. Ay beg-men tegüçi bedütme köñül, vefâsız-turur dünyâ devlet tüñül
    Ey "ben beyim!" diyen, gurur getirme, dünya ve saadet vefasızdır, ondan vaz geç.
  45. Bu dünyâ kutıña ınanma ayığ, ınançsız-turur kör kılınçı yayığ
    Bu dünya saadetine pek güvenme, onun tabiati dönektir, ona inanılmaz.
  46. Ay ilig bu karşı bu ordu orun, saña tegmişi ber tüşün ol körün
    Ey hükümdar, bu köşk, bu saray, bu taht senin için, dikkat et, ancak bar durak yeridir.
  47. Seniñde ozakı tüşüp keçtiler, yerikmedi tüşte udu köçtiler
    Senden evvelkiler oraya uğrayıp, geçtiler, menzilde yerleşmediler ve öncekileri takip ederek, göçtüler.
  48. Saña tegdi emdi bu ordu orun, köçüñni özüñde oza ıd burun
    Bu saray ve taht şimdi sana ulaştı, göçünü kendinden önce gönder.
  49. Bu kün munda etme bu karşı sarây, sini kodmağay bu keçer yıl kün ay
    Bugün bu saray ve köşkü burada yapma, bu geçen yıl, ay ve gün seni beraber sürükleyecektir.
  50. Özüñ yatğu ornı gûr ol belgülüg, anı itgü edgü bile ay külüg
    Senin yatacağın yer, şüphesiz, mezardır, onu iyilikler ile süsle, ey nâmdar.
  51. Meniñ tep bilir sen bu karşığ bu kün, hakikat baka körse ermez ögün
    Bugün bu sarayı "benim" diye bilirsin, iyice düşünürsen, gerçekte o böyle değildir.
  52. Negü ter eşitgil bu karşı saña, baka körse çın ok ayur ay toña
    Dinle, bu saray sana ne der, dikkat edersen, çok doğru söyler, ey kahraman.
  53. Munı sen ayur sen meniñ tep meniñ, negüke ayur sen negü teg seniñ
    Bunu sen "benimdir, benim!" diye söylersin, niçin böyle dersin, bu nasıl senin olur.
  54. Seniñde basakı saña çık teyür, anundı küder uş meniñ ter meniñ
    Senden sonrakiler sana "çık!" der, onlar da oraya girmeğe hazırlanıp, "benimdir, benim!" diye beklerler.
  55. Tünek ol bu dünyâ ay dünyâ begi, tünek içre bolmaz sakınçta öñi
    Ey dünya beyi, bu dünya bir zindandır, zindan içinde endişeden başka bir şey bulunmaz.
  56. Tünekte sen artuk tileme sevinç, sevinç aslı uçmak-turur hem avınç
    Zindanda sen fazla sevinç bekleme, sevinme ve avunma yeri ancak cennettir.
  57. Bu erter erejig erej tutmağıl, ya keçgü sevinçig sevinç temegil
    Geçici rahatı huzur olarak kabul etme, geçecek sevince de sevinç deme.
  58. Ne yañlığ bu devlet turumaz kaçar, terilmiş neñiñni tükel ol saçar
    Saadet böyledir, duramaz, kaçar, topladığın malları o hep saçar.
  59. Anı kıl tutaşı tirilgü orun, bu ajun neñin kod añar yüz urun
    Ancak orasını ebedî hayat yeri telâkki et, bu dünya malını bırak, yüzünü oraya doğru çevir.
  60. Erej kut tilek ârzû meñü tile, bu meñü erej kolsa emgek bile
    Bu huzur, arzu ve dilekleri bırak, ebediyeti ara, ebedî huzuru isteyen bunun zahmetine katlanmalıdır.
  61. Bayat fazlıña bir baka kör sakın, neçe edgülük kıldı yetrü bakın
    Düşün, Tanrı fazlı ile sana ne kadar iyilik etmiştir, buna dikkat et.
  62. Kalın halk öze kıldı elgiñ uzun, tilek ârzû berdi yorık til sözün
    Kalabalık halk üzerine seni hâkim kıldı, dilek ve arzularını verdi ve fermanlarını yürüttü.
  63. Seni teg et özlüg bayat kulların, saña kıldı muñluğ körür sen barın
    Senin gibi olan Tanrı kullarını sana muhtaç etti, işte bunların hepsini görüyorsun.
  64. Munıñ şükri kılğu bu kün ay ilig, bayat hâlkıña bolğıl edgü silig
    Ey hükümdar, bugün buna şükür etmeli, Tanrının yarattıklarına karşı iyi ol ve temiz kalple muamele et.
  65. Könilik üçün teñri tikti seni, köni bol könilik öze tur kanı
    Tanrı seni doğruluk için bu mevkie getirdi, haydi doğru ol ve doğruluk ile yaşa.
  66. Ukuş birle işle kamuğ işlerig, havâka basıkma köñül tut tirig
    Her işi akıl ile işle, nefsin esiri olma, gönlünü diri tut.
  67. Bağırsak bulun barça bodnuñ öze, törü kıl uluğka kiçigke tüze
    Bütün halka karşı merhametli ol, büyüğe-küçüğe doğruluk ile hüküm et.
  68. Bodun kılkı teñsiz bolup artasa, körü ıdma itgil kısa tut basa
    Halkın tavır ve hareketi değişir ve bozulursa, onu dâima göz önünde bulundurup, fesada sapmalarına meydan verme.
  69. Negü ter eşitgil ay bilgi teñiz, bilig birle işlep kızartğıl meñiz
    Ey hükümdar, dinle, bilgisi deryalar gibi engin olan insan ne der, bilgi ile hareket et, yüzün güler.
  70. Bu kün edgü bolsun tese sen kamuğ, özüñ edgü bolğıl ay ilde uluğ
    Bugün her kesin iyi olmasını istersen, kendin iyi ol, ey memleketin büyüğü.
  71. Kamuğ bulğanuknı süzeyin tese, özüñ süzgü bodnuñ süzülgey basa
    Bütün bulanıklıkları durultmak istersen, kendi ruhunu tasfiye et, halk, ister-istemez, durulur.
  72. Bu begler baş ol kança barsa başı, udula barır barça udmış kişi
    Bu beyler baştır, baş nereye giderse, onu takip eden bütün insanlar da ona uyarlar.
  73. Bodun artasa anı begler tüzer, kalı artasa beg anı kim süzer
    Halk bozulursa, onu beyler düzene koyar, eğer beyler bozulursa, onları kim düzeltir.
  74. Sen öz kılkıñ itgil kılınıñ könit, bodun kılkı itlür sen özni avıt
    Sen kendi hareketini doğrult, tavrını düzelt, halkın hareketi kendiliğinden düzene girer.
  75. Yarağlığnı itmek tilese özüñ, yarağsızka yakma kesildi sözüg
    Sen kendine yakışır şeyler yapmak istersen, yakışmayan şeylere yaklaşma, işte bu kadar.
  76. Otunka katılma fesâddın yıra, bu iki kılıktın bolur er kara
    Küstahlara uyma, fesattan uzak kal, bu iki işi insanı karaya bulaştırır.
  77. Yarağsız yavuz neñ özüñ kolmasa, yarağsıznı kılma söz aydım kese
    Kat'î olarak söylüyorum ki, uygunsuz ve kötü şeylerle karşılaşmak istemiyorsan, yakışık almayan şeyleri yapma.
  78. Erejke avınma sen içme süçig, teñiz ol bu iki añar yok keçig
    Rahata dalıp oyalanma, içki içme, bu ikisi öyle bir denizdir ki insana geçit vermez.
  79. Kılıkıñ köni tut kılınçıñ silig, ukuş bolsu yolıñ keñeşçiñ bilig
    Tavrın doğru ve hareketin temiz olsun, yoldaşın akıl ve müşavirin bilgi olsun.
  80. Köñül til köni tut kör erdem uluğ, özüñni unıtma yañılma yoluğ
    Gönül ve dili doğru, fazileti ise, yüksek tut, gaflete dalma ve yolunu şaşırma.
  81. Kötürme köñül sen küvezlenmegil, er at sü telim tep kögüz kermegil
    Alçak gönüllü ol, gururlanma, "hizmetkârlarım ve askerim çok!" diye kibirlenme.
  82. Neçe kür kögüzlüg küvenür erig, ölüm yerke kömdi eşüdi yerig
    Nice cesur, mağrur ve kibirli insanları ölüm yere gömdü ve üzerlerini toprak ile örttü.
  83. Yeme yakşı aymış biliglig bedük, biliglig sözi tutsa tuşlar ked ök
    Bilgili büyük insan da iyi söylemiş, bilgili sözünü tutan her yerde iyilikle karşılaşır.
  84. Hazinem üküş tep küvenme neñin, haşem sü telim tep kötürme egin
    Hazinem çok! diye, bu mala güvenme, ,.hizmetkârım ve askerim çok!" diye gururlanma.
  85. Küçiñe küvenip kögüz kergüçi, yorıtumadı bir çıbunka alın
    Kuvvetine güvenerek, kibirlenen kimse bir sineğe bile çâre bulamadı.
  86. Buşı bolma işte sen övke yığın, kalı kelse övkeñ özüñ kıl ağın
    Bir işle meşgul olurken, hiddetlenme, öfkene mâni ol, eğer gazaba gelirsen, dilsiz imiş gibi hareket et.
  87. Eve işleme iş meger din işi, ivek işte asğın bulumaz kişi
    Din işinden başka işlerde acele etme, insan acele işin faydasını görmez.
  88. Açığ bergü erse ivit terk tegür, kının berge ursa amulluk üdür
    ihsanda bulunurken, acele et ve çabuk ver, cezalandırmak ve dayak atmak hususunda teenni ile hareket et.
  89. İvek kurğu bolma kılınçın sözün, seriñil seriñen atanur tüzün
    Harekette aceleci ve sözde zevzek olma, sabırlı ol, sabırlı insana halîm derler.
  90. Akı bol bodunka üle neñ yetür, saran bolsa begler atın artatur
    Cömert ol, halka mal dağıt ve yedir, beyler hasis olursa, adları kötüye çıkar.
  91. İrig sözlemegü özüñ tutğu berk, irig sözke tumlır kişi köñli terk
    Beyler haşîn söz söylememeli ve kendilerine hâkim olmalıdır, haşîn söz insanların gönlünü çabuk soğutur.
  92. Süçig sözle barça kiçike tilin, açuk tut yüzüñni yaruk tut alın
    Her kese tatlı söz söyle, yüzünü açık ve alnını parlak tut.
  93. Bodunda talu sen talu tut kılık, köñül til köni tut köni tut yorığ
    Sen halkın seçkinisin, hareketin de seçkin olsun, düşüncen ve sözün de dürüst ve doğru olsun.
  94. Kara edgü bolsa anıñ edgüsi, öziñe bolur ay bodun belgüsi
    Ey halkın göz diktiği insan, avam halk iyi olursa, onun iyiliği ancak kendisinedir.
  95. Kalı edgü tutsa bu begler kılınç, kamuğ edgü ilke bolur miñ sevinç
    Eğer bu beyler iyi hareket ederlerse, bütün memleket bin türlü sevinç ile dolar.
  96. Apañ bolsa begler kılınçı isiz, isizler küçeyür buzar edgü iz
    Beyler kötü hareket ederlerse, kötüler kuvvetlenir iyi an'aneleri bozarlar.
  97. İsiz bolma atıñ isiz kılmağıl, isizlerni kısğıl bolu bermegil
    Kötü olma ve adını kötüye çıkarma, kötüleri zapt ve rapt altında bulundur, onlara müsamaha göstesme.
  98. İsizlik ağu ol yeme bu ağu, ağu yegli bolmaz tiriglik yegü
    Kötülük zehirdir, o zehri yeme, zehir yiyenin hayatı mahvolur.
  99. Ukuşluğ kim erse anı tut yakın, biliglig sözin tut küdezgil hakın
    Akıllı kimseleri kendine yakın tut, bilgilinin sözüne göre hareket et ve onun hakkını gözet.
  100. Bütün çın köni edgü atlığ kişig, özüñke yakın tut añar ber işig
    Bütün dürüst, doğru ve iyilikle şöhret kazanmış kimseleri kendine yakın tut ve işi onlara ver.
  101. Bu alçı ajun kılkı irsel yayığ, osal bolma saklan yolı ked tayığ
    Bu aldatıcı dünyanın hareketi vefasız ve dönektir, gafil olma, dikkat et, yolu çok kaygandır.
  102. Bezenip kör itnıp köñülüg alır, köñül berdiñ erse yüz evrer barır
    O bezenip süslenerek, gönülü alır, gönül verince de senden yüz çevirir, gider.
  103. Ölümüg unıtma sakınç kısğa tut, ölümke basıkma ayâ ilçi kut
    Ölümü unutma, uzun emeller besleme, ölümün baskınına uğrama, ey devletli hükümdar.
  104. Udıma bu ğaflet bile ay ilig, esürme bu beglik bile ay silig
    Ey hükümdar, bu gaflet uykusuna dalma, ey temiz kalpli insan, bu beylik seni sarhoş etmesin.
  105. Bu künki erejke avınma sakın, yarınkı erejig tile ked bakın
    Bugünkü huzura aldanma, dikkatli ol ve iyice düşün, yarınki huzuru ara.
  106. Sevinçi uzun ol erej üküş, erej bolsa mundağ kerek bolsa tuş
    Onun sevinci çok ve huzuru uzun sürer, hüzûr olunca, böyle olmalıdır.
  107. Erej edgü kolsa yorı edgü bol, üküş nimet içre yorı meñü bol
    Huzur ve iyilik istersen, yürü, iyi ol, bol nîmet içinde ebedî hayat sür.
  108. Negü ter eşitgil bilig bulmış er, bilig birle ilde ağır bolmış er
    Bilgi elde eden ve bilgi ile memlekette hürmet kazanmış olan insan ne der, dinle.
  109. Bayat berse izzin yok ol ğâyeti, üküş rahmet içre özüñ râhati
    Tanrı izzet verirse, bunun sonu yoktur, bol rahmet içinde rahat yaşarsın.
  110. Kalı öz kürese uçuzluk anuk, uçuzluk kıyınka kimiñ tâkati
    Eğer ondan kaçarsan, zillet hazırdır, zilletin azabına kim tahammül edebilir.
  111. Ay ilig otaçı sanı sen bu kün, bodun barça iglig saña muñluğun
    Ey hükümdar, sen bugün bir hekimsin, halkın ise, sana muhtaç olmanın hastasıdır.
  112. Kayusı kötürmiş bolur küç irinç, kayusı çığaylık bile yer sakınç
    Bâzısı darlığa düşmüştür ve bedbahttır, bir kısmı da fakirlik iztırâbı içindedir.
  113. Kayu aç kayusı yalınmış bolur, kayu kadğu birle olınmış bolur
    Bâzısı aç, bâzısı da çıplaktır, bâzısı ise, endişe içinde kıvranır.
  114. Seniñde-turur kör bularnıñ emi, otağıl dârû birle bolğıl kamı
    Bütün bunların devası sendedir, sen onların hekimi ol, ilâç ver ve tedavi et.
  115. Kalı kılmasa sen emi ya otı, bodunka bolur sen tiriglik yutı
    Eğer sen bunlara, ilâç vererek, tedavi etmezsen, halk için bir hayat felâketi olursun.
  116. Seniñdin ayıtğay yarın bir bayat, cevâbın anutğıl özüñke berât
    Tanrı bunu yarın sana sorar, orada kendini kurtaracak cevabı hazırla.
  117. Tiriglik keçer terk bu beglik kalur, kereklig saña edgü atıñ-turur
    Hayat çabuk geçer, bu beylik kalır, sana lâzım olan iyi adındır.
  118. Tarılağ-turur bu ajun ay ilig, negü ekse anda alır bu elig
    Ey hükümdar, bu dünya tarladır, bu el buraya ne ekerse, orada onu biçer.
  119. Yorı edgülük kıl ekin edgülük, saña edgü bolğay eçü meñülük
    Yürü, iyilik yap, iyilik ek, bundan sen ebedî iyilik bulursun.
  120. Negü ter eşitğıl bügü ilçi beg, bu beglik işini bilir yolçı beg
    Memleket idare eden hakîm bey ve bu idare işinde yol gösteren bey ne der, dinle.
  121. Ayâ beg boluğlı bodunka uluğ, köñül til kiçig tut özüñke yuluğ
    Ey halkın büyüğü olan hükümdar, kendine fidye olarak, tevazuu ve tatlı dili kullan.
  122. Ayâ baş boluğlı ay üsteñ elig, kamuğ işke aşnu sen işlet bilig
    Ey memleketin başı, ey iktidar sahibi, sen her işte önce bilgiyi tatbik et.
  123. Bilig birle işle kamuğ törlüg iş, biligdin kelir ol kamuğ körklüg iş
    Her türlü işi bilgi ile işle, her güzel iş bilgi ile meydana gelir.
  124. Barığlı-turur bu ajun kalğusuz, özüñ edgülük kıl yitip barğusuz
    Bu âlem kalacak değil, nasıl olsa gidecektir, sen kaybolup gitmeyecek bir iyilik yap.
  125. Kalır dünyâ âhır toğuğlı ölür, isiz edgü erse kör atı kalur
    Dünya kalır, doğan nihayet ölür, insandan kalan ancak iyi veya kötü addır.
  126. İsizke katılma küyürgey isiz, atıñ edgü bolsa kalır edgü iz
    Kötüye katılma, kötü seni yakar, adın iyi olursa, senden iyi iz kalır.
  127. Ay ilig katığlan oduğ tur oduğ, usayuk kişike tokınur yoduğ
    Ey hükümdar gayret et, uyanık dur, uyanık, gafil olan kimseye başkalarının zararı dokunur.
  128. Bu beglik köki sak oduğluk-turur, takı bir ajun kolsa mundın bulur
    Beyliğin kökü ihtiyatlı olmak ve uyanık durmaktır, bir dünya daha istersen, onu da bunlarla bulursun,
  129. Usanma usansa bu beglik barır, usayuk ikigün ajunda ulır
    Gafil olma, gafil olursan, bu beylik gider, gafil insan her iki dünyada bedbaht olur.
  130. Hasım kılma özke yeme tökme kan, bu iki yazukka ulır çıksa cân
    Kendine düşman edinme ve kan dökme, can çıkarken, bu iki günahtan dolayı inler.
  131. Harâmka katılma küdez öz katığ, harâm yegli ornı tamu ol batığ
    Harama el uzatma, kendini iyice gözet, haram yiyenin yeri cehennemin dibidir.
  132. Bağırsak bulun barça yalñuk öze, kişi yası kolma yorıma aza
    Bütün insanlara karşı merhametli ol, başkalarının zararını isteme, yolunu şaşırma.
  133. Bor içme fesâdka katılma yıra, bu iki buzar karşı ordu tura
    Şarâp içme, fesada katılma, onlardan uzaklaş, bu ikisi köşk, saray ve kaleleri yıkar.
  134. Ölümke tuğar bu tuğuğlı kişi, atın iz kodur bu ölügli kişi
    Her doğan ölmek için doğar, ölen kimse adı ile bir iz bırakır.
  135. Tutamça tiriglik tüker alkınur, isiz edgü erse kör atı kalur
    Bu bir tutam hayat tükenir, sona erer, insanın, ister iyi, ister kötü olsun, ancak adı kalır.
  136. Avınç birle ögrir bu dünyâ seni, usanma udıtmasu ğaflet küni
    Bu dünya seni avutarak oyalar, gafil olma, gaflet seni uyutmasın.
  137. Bu ğaflet-turur kör udıtur kişig, udığlı kişi kodtı yumğı işig
    İnsanı uyutan bu gaflettir, uyuyan insan işini-gücünü Wakir.
  138. Bu ğaflet yok erse kişike kamuğ, firişte bolup kılğay erdi tapuğ
    însan bu gaflete hiç düşmese idi, o melek olur ve yalnız ibâdet ederdi.
  139. İdi yakşı aymış biliglig sözi, uka barğıl emdi ay köñli yazı
    Bilgili insan bu sözü çok iyi söylemiş, ey gönülü açık, şimdi bunu anlamağa çalış.
  140. Kamuğ ğaflet ol bu sevinçin sarab, bu ğaflet bile öz yokadur aceb
    Sevinç ile neş'e hep gaflet eseridir, bu gaflet ile insan kendisini öyle mahveder ki.
  141. Usanma udıtmasu ğaflet usı, bu ğaflet usındın küdezgü ya rab
    Gafil olma, gaflet uykusu seni uyutmasın, ey rabbim, beni bu gaflet uykusundan koru.
  142. İliñde yiti tut közüñ kulğakıñ, tözüke tegürgil bağırsaklıkıñ
    Memleketinde gözünü ve kulağını keskin tut, merhametini her kese ulaştır.
  143. Saña bolğa âhır bayat aytığı, bayat aytığı ol yazukluğ ağı
    Sonunda Tanrı sana bunu soracaktır, her günahkâr Tanrının suâl ağına düşer.
  144. Baka tur negü ter sakınuk kişi, sakınuk sözin tutsa itlür işi
    Dikkat et, takva sahibi insan ne der, takva sahibinin sözünü tutanların işi yoluna girer.
  145. Ay boşlağ yorığlı bodun öktemi, bayat aytığı bar anutğıl emi
    Ey isyan vadilerinde başı-boş dolaşan insan, Tanrı bunu senden soracaktır, cevabını hazırla.
  146. Köñülçe yorığlı ay teltük müne, ayıtğay seniñdin bayat bir küne
    Ey kendi arzusuna göre hareket eden günahkâr ve mâyûp insan, birgün Tanrı bunun hesabını senden soracaktır.
  147. Ay yegli içigli yavalık bile, sakışka anunğıl çıkış yol tile
    Ey yiyip-içmekle hayatını boşuna geçiren, hesaba hazırlan, çıkar yol ara.
  148. Ayıtğu-turur kör bayat barçanı, kutulğu yeriñ barmu kaçğıl kanı
    Tanrı her şeyi soracaktır, kaçıp-kurtulacak yerin var mı, hani.
  149. Ay ilig kılıç berge sende-turur, bu berge kıyınlar isizke erür
    Ey hükümdar, kılıç ve sapa sendedir, bu kamçılar, bu cezalar kötüler içindir.
  150. İsizler isizliklerin esmese, sen esme kının berge tutğıl basa
    Kötüler kötülüklerini bırakmadıkları nisbette, sen de cezalarını eksik etme, elinde sopan hazır bulunsun.
  151. İsizlerke berge urup könmese, özüñ saknu turğu olardın usa
    Kötüler, dayak atıldığı hâlde, yola gelmezlerse, kendini mümkün mertebe onlardan korumağa çalış.
  152. İlig bolsa isiz ajunuğ buzar, kısığlısı bolmasa yoldın azar
    Hükümdar kötü olursa, dünyayı bozar, ona mâni olan çıkmazsa, yolunu şaşırır.
  153. Ağırla sen edgüg tegür edgülük, bodun edgü bolğay tüzü ay külüg
    Sen iyiye kıymet ver, ona her türlü iyiliği yap, ey nâmdar, böylece bütün halk iyi olur.
  154. Oyunka avınma özüñni küdez, erejke sevinme künüñ kaldı az
    Oyunla oyalanma, kendini koru, rahata güvenme, günün az kalmıştır.
  155. Könilik öze sen turu kıl törü, törü birle beglik-turur ol örü
    Sen her vakit doğrulukla hüküm et, beylik kanun ile ayakta durur.
  156. Küçüñ yetmişinçe katığlansu öz, yava kılsa udrı kolu tursu öz
    insan gücü yettiği kadar gayret göstermeli, ihmâl ettikleri için de her vakit Allahtan affını istiğfar etmelidir.
  157. Negü ter eşitgil bodun başçısı, törü birle ilde yadığlı küsi
    Dinle, halkın başında bulunan ve kanun ile memlekete şöhretini yayan insan ne der.
  158. Ayâ beg katığlan bu tâkat teñi, törü kıl bodunka tegürgil oñı
    Ey bey, gücün yettiği kadar kanunu tatbik et ve halkın hakkını vermeğe çalış.
  159. Kalı tuşsa takşır yana udri kol, tilin künde tevbe kılınğıl yañı
    Eğer kusur edersen, Tanrıdan affını dile ve her gün tekrar-tekrar tövbe et.
  160. Üküş kaznak urma sen altun kümüş, negü bulsa bergil ülegil üküş
    Çok altın-gümüş toplayıp, hazine yapma, ne bulursan, ver, çok dağıt.
  161. Seniñde kedin kalğa tutsa ölüm, oğul kız isizlikke bulğay tolum
    Ölüm yakalarsa, bu mal geride kalacak ve evlâtlar onu kötü yollarda sarfedeceklerdir.
  162. Katığlan tiriglikte mâl açnu ıd, sakıştın kutulğı muyan özke tıd
    Malın, kendinden önce, henüz hayatta iken, göndermeğe gayret et, o baş belâsından kurtul, yerine sevap kazan.
  163. İdi yakşı aymış bodunlar begi, bodunda bedüki kişide yegi
    Halkın beyi, halkın büyüğü ve insanların iyisi çok yerinde söylemiştir.
  164. Ay kaznak uruğlı ajun begleri, özüñde kedin kodma kaznak yorı
    Ey hazine toplayan dünya beyi, yürü, kendinden sonra hazine bırakma.
  165. Erej adnağu kılğa sakış saña, ülüg tegmesü ay uruğluğ karı
    Huzuru başkası sürüp, derdi sana kısmet olmasın, ey asîl ihtiyar.
  166. Ayâ bay boluğlı bodunda talu, kokuz kıl bu baylık muyan al tolu
    Ey zengin ve halkın seçkini, bu serveti dağıt, bol-bol sevap al.
  167. Vefâsız ajunka köñül bamağıl, cefâ kılğa âhır bolu bermegil
    Vefasız dünyaya gönül bağlama, ona uyma, sonunda o sana cefâ edecektir.
  168. Ayâ beg boluğlı bodunda burun, burun ıd bu beglik sen itgil orun
    Ey halkın ileri geleni olan bey, bu beyliği önceden bırak ve kendine bir yer hazırla.
  169. Közi suk ay artuk uzun saknur er, ölüm tutmaz erken barıñ barça ber
    Ey aç gözlü ve tamahkâr insan, henüz ölüm yakalamadan, neyin varsa, hepsini ver.
  170. Ölüm tutsa âhır bu neñ asğı yok, turu kalğa mâlıñ saña tatğı yok
    Nihayet ölüm yakalayınca, bu malın faydası yoktur, malın geri kalacak ve artık onun zevkini süremeyeceksin.
  171. Aş az ye ay ilig üküş kıl tapuğ, söz az sözle ögren sen erdem kamuğ
    Ey hükümdar, az ye, çok ibâdet kıl, bütün faziletleri bil, fakat sözü az söyle.
  172. Çığay tul yetimig baka tur körü, bularığ küdezse bolur çın törü
    Fakir, dul ve yetimleri kolla, bunları korumak, kanunu gerçekten tatbik etmek demektir.
  173. Uşakçı kişig kılma özke yakın, ozunçığ özüñdin yırak tut sakın
    Dedi-koducu kimseyi kendine yakın tutma, müfteriyi kendinden uzaklaştır, ondan sakın.
  174. Bu yañlığ kişi ol kişi yaslığı, kişi yaslığın sen yağı bil yağı
    insanların zararlısı böyle kimselerdir, zararlı kimseleri sen her vakit kendine düşman bil.
  175. Kişi sukıña berme ilde elig sizik, tutma buzğay itilmiş ilig
    Aç gözlü kimseye memlekette mevki verme, onun memleket nizâmını bozacağından hiç şüphe etme.
  176. Katığlan özüñni tamudın yırat, kamuğ edgülük kıl küdezgey bayat
    Gayret et, kendini cehennemden uzaklaştır, her vakit iyilik yap, Tanrı seni korur.
  177. Bu künki künüñde yarınkı künüñ, barı edgü bolsun yarınkı tünüñ
    Bugünkü gününden yarınki günün ve gecen daha iyi olsun.
  178. İdi yakşı aymış biliglig tüzün, bitimiş bu kılğu işiñni sözün
    Bilgili ve yumuşak huylu insan çok iyi söylemiş ve yapacağın işi yazı ile tesbit etmiştir.
  179. Bu künke yarın bar ayıtğu küni, yarınka sakınsa yorığı köni
    Bugün için yarın bir hesap günü vardır, yarını düşünerek, doğru hareket et.
  180. Usanma oduğ tur udıma odun, udır köz oduğ tut unıt bu unı
    Gafil olma, uyanık dur, uyuma, uyan, uyuyan gözü uyanık tut, bu uykuyu bırak.
  181. Bu din dalı dünyâ dalı karşı ol, yağuşmaz ikigün yolı yarşı ol
    Din dalı ile dünya dalı birbirine karşıdır, ikisi birbirine yaklaşmaz, bunların yolu birbirini keser.
  182. Bu din dünyâ birle birikmeki sarp, kavuşmaz ikigün munı bilse tap
    Dinin dünya ile birleştirilmesi güçtür, bu ikisi bir araya gelmez, bunu bilmek kâfidir.
  183. Birisi yağusa birisi tezer, iki birle tutsa kişi yol azar
    Biri yaklaşırsa, diğeri kaçar, ikisini birlikte tutmak isteyen kimse yolunu şaşırır.
  184. Tüpi yel-turur dünyâ yağmur sanı, kelir çoğlayur az öçer terk üni
    Dünyayı fırtına ve yağmur bil, gelir, gürler, fakat çabuk sükûn bulur.
  185. Kelir kut kapuğda kalın yumdarur, köñül basa yumğığ adınka berür
    Saadet gelir, kapıda bir kalabalık toplanır, ona gönül bağlarsan, hepsini başkasına verir.
  186. Bayudum tese sen çığay bolğu ber, ağır-men tese sen uçuz kılğa yer
    Zenginleştim derken, bir gün fakir oluverirsin, "itibardayım" derken, toprak seni zelîl ediverir.
  187. Ajun toklukı barça açlık-turur, ereji sevinçi kör emgek erür
    Dünya tokluğu hep açlıktan ibarettir, onun huzuru, sevinci hep zahmettir.
  188. Ay ilig bu nefsiñ yağıla katığ, tilekini berme yitürme tatığ
    Ey hükümdar, bu nefsine kuvvetle karşı koy, onun arzusunu yerine getirip, ona zevk sürdürme.
  189. Kamuğda isizrek yağı bu-turur, muñar edgü kılsa bu isiz kılur
    En kötü düşmanın budur, sen ona iyilik yaparsan, o sana kötülük eder.
  190. Vefâ kılsa yandru yanutı cefâ, cefâ kılsa ötrü kılur bu vefâ
    Vefalı olursan, karşılığında sana cefâ eder, ona cefâ edersen, vefakârlık gösterir.
  191. Bu nefsiñ uçuzla ağır bolğa cân, bilig beg bolup kör ukuş bolğa han
    Bu nefsine değer verme, canın aziz olur, bilgi bey olup, akıl hanlık eder.
  192. Bu dünyâ yağı ol bu nefsiñ yağı, bu iki yağınıñ yadığlığ ağı
    Bu dünya bir düşmandır, nefsin ise, başka bir düşmandır, bu iki düşmanın her yerde tuzağı hâzırdır.
  193. Bu kutka küvenip kötürme köñül, ınanma tiriglikke artuk tüñül
    Saadete güvenme, alçak gönüllü ol, hayata pek inanma-, ondan elini çek.
  194. Bedüklük uluğluk bu keçgü-turur, bu devlet otı barça öçgü-turur
    Büy-üklük ve ululuk, bunlar geçicidir, bu saadet ateşi bir gün söner.
  195. Negü ter eşitgil ay aslı bedük, bağırsak sözi tutsa asğı ked ök
    Aslı büyük olan ne der, dinle, sana acıyan insanın sözünü tutarsan, çok fayda görürsün.
  196. Bu beglik bile sen kötürme egin, kögüz kerme artuk özüñni sakın
    Sen beylik ile mağrur olma, fazla kibir getirme, kendini koru.
  197. Yirindi ajunuğ süründike kod, bayat birge anda tü nimet yegin
    Bu hakir dünyayı sür, at, Tanrı orada sana her türlü iyi nimet ihsan eder.
  198. Ay ilig ked üdrüm tile üç kişig, anıñda basa bir bu üçke işig
    Ey hükümdar, şu üç işe çok seçkin kimseleri ara ve bu işleri onlara ver.
  199. Bularda biri kazı yinçge arığ, sakınuk kerek tegse halkka asığ
    Bunlardan biri— kadıdır, halka faydalı olabilmesi için, onun çok temiz ve takva sahibi olması lâzımdır.
  200. İkinçi halifet kerek çın bütün, bodun bulsa inçlik tirilse kutun
    İkincisi — hükümdara vekâlet edecek olan kimsedir, halkın huzur bulması ve saadetle yaşaması için, bunun dürüst ve güvenilir bir kimse olması şarttır.
  201. Üçünçi ked üdrüm kerek bu vezir, bodunka negü tegse mundın tegir
    Üçüncüsü—vezirdir, bunun çok seçkin bir kimse olması lâzımdır, halka ne gelirse, ondan gelir.
  202. Bu üç işte bolsa kişisi köni, bodun inçke tegdi yarudı küni
    Bu üç işe bakan kimseler doğru olursa, halk huzura kavuşur, günü aydın olur.
  203. İtilgey iliñ hem bayuğay bodun, saña artğa edgü duâ ol üdün
    Memleketin düzene girer ve halk zenginleşir ve neticede bunlar sana hayır-duâ ederler.
  204. Bu üç işte bolsa yarağsız kişi, yarağsız bolur barça el kün işi
    Bu üç yerde işe yaramayan insanlar bulunursa, bütün halkın işi kötü olur.
  205. Muñar meñzetü keldi emdi sözüm, eşitgil munı sen ay körklüg yüzüm
    Şimdi aklıma buna benzer bir söz geldi, ey güzel yüzlüm, sen bunu dinle
  206. Bu begke vezir ol tutup yetgüçi, eli kapğı atı bu ol etgüçi
    Bir beye yol gösteren vezirdir, halka, muhafızlara ve hizmetkârlara nizam veren odur.
  207. Kalı tetrü yetse burunduk vezir, kamuğ tetrü boldı özüm ayğuçı
    Eğer vezir yuları ters tarafa çekerse, her şey ters olur, bu benim kanâatimdir.
  208. Bu dünyâ itiglig bu tirki sanı, yorığlı bu yalñuk neçe yer anı
    Dünyayı kurulu bir sofra bil, insanlar hayat müddetince burada bulunan nimetlerden ne kadarını yiyebilirler-.
  209. Biziñde ozakı kotu barğuçı, yedi todtı kandı ölüp yatğuçı
    Bizden önce gelen ve şimdi ölüp-giden nesiller ondan yedi, doydu ve kalktılar.
  210. Uluğ toy bakıp kör yaturlar küdü, okır bizni barğu seziksiz udu
    Büyük bir kalabalık mahşeri bekleyerek yatıyor ve bizi çağırıyor, biz de onları takip edeceğiz.
  211. Takı bir kotu ol karındakılar, biziñde basa tirki yegli olar
    Diğer bir nesil de ana karnındakilerdir, bizden sonra bu sofradan yiyecekler onlardır.
  212. Biziñ kopğumıznı küder bu kotu, küder kelgümizni olar ay botu
    Bu nesil bizim kalkmamızı bekliyor, ötekiler ise, bizim gelmemizi bekliyorlar, ey yavrum.
  213. Bu kün bizke tegdi bu tirki yemi, neçe birge erki yegü kedgümi
    Bu sofradan yemek yemek bugün bize nasîp oldu, acaba bize daha ne kadar yiyecek ve giyecek verecek.
  214. Okırlar ölüp yatğuçılar naru, sürerler karındakılar kop teyü
    Ölüp-yatanlar oraya çağırılıyorlar, karındakiler ise, bu sofradan "kalk" diye bizi zorluyorlar.
  215. Birisi sürer kör birisi okır, bu ikin ara kim erejke tegir
    Biri iter, biri çağırır, bu ikisi arasında kim huzura kavuşabilir.
  216. Ay ilig usanma sakınma uzun, uzun kalğu ermez ay kılkı tüzün
    Ey hükümdar, gafil olma, uzun emellere kapılma, ey asîl tabiatli, burada uzun kalınacak değildir.
  217. Harâmka katılma ay ilig sakın, harâmka kararur köñül bil yakın
    Harama el uzatma, kendini gözet, ey hükümdar, iyi bil ki, haram gönülü karartır.
  218. Sakınuk bolayın tese ay külüg, halâl ye halâldin kötürgil ülüg
    Ey şöhretli insan, takva sahibi olmak istersen, halâl ye, nasibini halâlden al.
  219. Negü ter eşitil halâl yegli er, sakınuk başı çın halâl tegli er
    Takva sahiplerinin başı, gerçekten halâl arayan ve halâl yiyen insan ne der, dinle.
  220. Halâl yegli kılmaz bayatka yazuk, halâl ye halâl kıl yarınlık azuk
    Halâl yiyen kimse Tanrıya karşı günâh işlemez, halâl ye, yarın için azığın da halâl olsun.
  221. Kimiñ boğuzı egni bar erse arığ, arıdı anıñdın yazukı arığ
    Kimin boğazı ve üstü-başı temiz olursa, onun üzerinden bütün günahlar gider.
  222. Arığlık tilese arıtğıl boğuz, arıtsa boğuz boldı asğıñ ögüz
    Temizlik istersen, boğazından geçen halâl lokma olsun, böyle yapan insanın elde edeceği nimetler, nehirler gibi, bol ve devamlı olur.
  223. Özüñ asğı kolma bodun asğı kol, bodun asğı içre özüñ asğı ol
    Kendi menfaatini arama, halkın menfaatini düşün, senin menfaatin halkın menfaati içindedir.
  224. Negü ter eşitgil uluğ kend begi, kamuğ iş içinde yetürmiş ögi
    Her türlü işe aklı eren Uluğ-Kent beyi ne der, dinle.
  225. Kut ol beg bodunka kutadğu kerek, kutadsa bodun karnı todğu kerek
    Bey halk için bir saadettir, halk mes'ûd olmalıdır, halkın mes'ûd olması için, karnının doyması lâzımdır.
  226. Bu begler teñiz ol tüpi yinçülüg, teñizke yağuğlı bayuğu kerek
    Beyler dibi inci dolu bir denizdir, denize yakın duran zenginleşmelidir.
  227. Bu begler tağ ol kâni altun kümüş, kümüş kân kazığlı bayur ol üküş
    Bu beyler, içinde altın ve gümüş mâdenleri bulunan bir dağdır, gümüş mâdenlerine kazma vuran insan çok zengin olur.
  228. Asığlığ kerek beg kör elgi akı, ajun bodıña tegse andın tokı
    Bey insanlara faydalı ve cömert olmalı, dünya halkına ondan tokluk gelmelidir.
  229. Yaşık teg yaruğıl ay ilçi bügü, bodun bulsu sendin kör içgü yegü
    Ey hakîm hükümdar, güneş gibi parla, halk senin sayende bol yiyecek ve içeceğe kavuşsun.
  230. Emânet yüdürdi bayat boynuña, küdez bu emânet ayıtğa saña
    Tanrı senin boynuna emânet yüklemiştir, bu emâneti gözet, onu sana soracaktır.
  231. Ay ilig baka kör sen özke közün, bir özke neçe neñ terer sen özün
    Ey hükümdar, sen kendine bir bakıver, sen üzerinde ne kadar şey toplamışsın.
  232. Teñizdeki gevher tükemez saña, tüpütdeki yâkût yetümez saña
    Denizdeki gevher senin için tükenmez, dibindeki incinin arkası kesilmez.
  233. Yağız yer katındakı altun kümüş, terer sen hazine urur sen üküş
    Sen kara toprak altındaki altm-gümüşü toplar ve hazineler vücûda getirirsin.
  234. Bu tağlar katında çıkar gevherığ, kazıp yetrümezler saña ay arığ
    Bu dağlar altından çıkan cevherleri kaza-kaza sana yetiştiremezler, ey temiz ruhlu insan.
  235. Yağız yer özele önügli evin, terip sen tolular sen kaznak evin
    Kara toprak üzerinde biten hububatı sen toplayıp, ambarlarını doldurursun.
  236. Uçuğlı yorığlı suv içre balık, kutulmaz seniñdin ayâ sarp kılık
    Uçan, yürüyen ve suda yüzen mahlûkların hiç biri senin elinden kurtulamaz, ey çetin huylu insan.
  237. Ajun tezginür ilde arkış yorıp, ağı çuz tiyiñ kiş alır sen terip
    Kervanların diyâr-diyâr gezerek, dünyayı dolaşır, sen ipekli ve sırmalı kumaşlar ile sincap ve samur kürkleri toplarsın.
  238. Kasab tûsi rûmi ajun tañsukı, saña kelse tolmaz ağı kaznakı
    Kasab, tûzî ve rûmî kumaşları gibi, dünyanın nadide şeyleri sana gelir, fakat hazinen ve ambarların yine dolmaz.
  239. Kevel tazı büktel tağı arkunı, akur toldı tolmaz bu sukluk kanı
    Arap küheylanı, binek ve diğer cins atlar ile ahırların dolmuştur, fakat bu aç gözlülük doymak bilmez.
  240. Tirildi tümen miñ talu köp titir, yazıda kalın yond akurda katır
    Binlerce seçme dişi deve, ovada kalabalık at sürüleri ve ahırda katırlar toplanmıştır.
  241. Yazı tağ yerig tut yorır koy sürüg, ya kul küñ tapuğçı ay kılkı örüg
    Ova ve dağlık yerlerde dolaşan koyun sürüleri, kul, câriye ve hizmetkârların dolu, ey sakin tabiatli insan.
  242. Ya kuzda yorığlı kalın köp kotoz, ya tüzde yorığlı ud iñek öküz
    Bir de şimaldeki dağlarda sürülerle dolaşan yaban sığırı veya ovada dolaşan inek ve öküz sürüleri.
  243. Kayada yorığlı bu ımğa teke, kutulmaz seniñdin ay ersig böke
    Kayalara tırmanan bu dağ keçileri ve geyikler, ey yiğit pehlivan, hiç bin senin elinden kurtulamaz.
  244. Sığun muyğak erse sukak ya ıvık, saña yem tükemez ay edgü kılık
    Erkek ve dişi dağ keçileri, ak geyik veya sarp kaya geyikleri, bunlar senin için tükenmez bir yiyecek, ey iyi tabiatli.
  245. Kulan ya tağı tut takı kök teke, tutup keldürürler saña ay böke
    İster yaban eşeği veya tagı, ister boz geyik olsun, eypehlivan, bunları, yakalayıp, hep sana getirirler.
  246. Böri tilkü arslan adığ ya toñuz, seniñdin kutulmaz ölür avda tüz
    Kurt, tilki, arslan, ayı veya-domuz hiç biri senin elinden kurtulamaz, hepsini de avlar öldürürsün.
  247. Kuğu korday erse ya turna yuğak, ya toy tut ya yögdik ya todlıç ya kak
    Her cins kuğular, turna ve su kuşları yahut toy kuşu veya yügdik, todlıç ve kazlar;
  248. Kalıkta uçuğlı kara kuş yorı, seniñdin keçümez ayâ kök böri
    Havada uçan karakuş sürüleri. . ., ey boz kurt, canlarını senin elinden kurtaramazlar.
  249. Uçarığ uçurmaz seniñ kuşlarıñ, yorırığ yorıtmaz kör esriñ ıtıñ
    Senin av kuşların uçanı uçurmaz, senin kaplanın, köpeğin yürüyeni yürütmez.
  250. Atalığ atasız kalır yalñuzun, analığ anasız bolur ögsüzün
    Babalı babasız olur, yetim kalır, analı anasız olur, öksüz kalır.
  251. Bu munça ajun barça bütrü saña, tükemez tüker sen ay küçlüg toña
    Bütün bunların hepsi senin için bıtmez-tükenmez, fakat sen tükenirsin, ey kudretli yiğit.
  252. Kamuğ bir boğuzka eginke bolup, ajun barça terdiñ kodur sen ölüp
    Hep bu boğazına yiyecek ve sırtına giyecek bulmak için, bütün dünyayı topladın, fakat bir gün ölüp, bunları arkada bırakacaksın.
  253. Negü asğı âhır ajun terdüküñ, ecel cân terer kör üzer bu köküñ
    Bu dünya malını toplamanın nihayet faydası nedir, bak, ecel can toplar ve senin kökünü kazır.
  254. Körü barsa barça bu sukluk-turur, sukun açmış özler kaçan tok bolur
    Dikkat edersen, bütün bunlar aç-gözlülüktür, tamahkârlıkla acıkan kimseler ne vakit doyarlar.
  255. Negü ter eşitgil közi tok kişi, bu köz toklukı ol bu baylık başı
    Gözü tok insan ne der, dinle, zenginliğin başı tok gözlü olmaktır.
  256. Ajun bütrü bulsa közi suk tükel, anı bay tese bolmağay bu muhâl
    Gözü aç olan bütün dünyayı elde etse bile, ona zengin denilmez, denilemez.
  257. Çığay tep ayurlar kayu ol çığay, közi suk çığay ol neçe erse bay
    Fakir derler, fakir olan kimdir, fakir, istediği kadar zengin olsun, aç gözlü olan kimsedir.
  258. Közi suk kişike bayup asğı yok, sukuğ yarlıkağıl ayâ köñli tok
    Aç gözlü kimseye zenginliğin bir faydası yoktur, ey gönülü tok olan, aç gözlüye acı.
  259. Közi sukka tütmez bu dünyâ bütün, barı tap tegüçi tirildi kutun
    Aç gözlüye bütün bu dünya malı az gelir, olana kanâat eden kimsenin ömrü saadet içinde geçer.
  260. Közi suk kişi neñke todmaz közi, meger tolmağınça kara yer tozı
    Gözü aç insan, kara toprağın tozu gözüne doluncaya kadar, mala doymaz.
  261. Bu erdi ay elig meniñ bilmişim, saña sözledim men negü ukmışım
    Ey hükümdar, benim bildiğim bu kadardır, düşündüklerimi ve inandıklarımı sana söyledim.
  262. Munu sözledim söz eşitti özüñ, yete baksa köñlüñ açılğa közüñ
    İşte ben söyledim, sen dinledin, iyice bakarsan, gönülün ve gözün açılır.
  263. Sözüm tutsa asğı yarın teggey ök, kalı tutmasa sen saña bolğa yük
    Sözümü tutarsan, yarın faydası dokunur, eğer tutmazsan, vebal altında kalırsın.
  264. Negü ter eşitgil ukuşluğ tili, saña ötler emdi eşitse kalı
    Akıllı insan ne der, dinle, eğer dinlersen, bu senin için bir nasihattir.
  265. Nasihat kişike kılur ol tusu, nasihat tigüle tilese yesü
    Nasihat insana fayda getirir, nasihati lokma-lokma ver, isterse, yesin.
  266. Kalı bu tegüni yeyü bilmese, katılma kodu ber küyer ot yesü
    Eğer bu lokmaları yemeyi bilmezse, karışma, bırak, kor yesin.

    İlig cevabı Odgurmışka
    HÜKÜMDARIN ODGURMIŞ'A CEVABI
  267. Bu sözler eşitti elig yığladı, ayur ay odğurmış kişide kedi
    Hükümdar bu sözleri dinledi, ağladı ve : — Ey insanların iyisi ve seçkini — dedi —
  268. Meñilig sen emdi ay köñli oduğ, bu beglik maña boldı emdi yoduğ
    Ey gönülü uyanık ve huzur içinde bulunan insan, bu beylik şimdi bana bir felâket oldu.
  269. Men emdi bilindim açıldı közüm, meni otka atmış meniñ bu özüm
    Ben artık iyice anladım ve gözüm açıldı, ben kendimi ateşe atmışım.
  270. Könilikte azmış özüm ay uluğ, ayu berdiñ emdi könilik yoluğ
    Ey ulu, ben doğruluktan ayrılmışım, sen şimdi o yolu bana gösterdin.
  271. Duâ kıl ay odğurmış emdi maña, bayat bersü tevfik kör edgü yaña
    Ey Odgurmış, şimdi bana duâ et, Tanrı iyilik yolunda bana tevfikini refik etsin.

    Odgurmış cevabı İligke
    ODGURMIŞ'IN HÜKÜMDARA CEVABI
  272. Yanut berdi odğurmış aydı ay beg, bayat bersü tevfik tilekiñke teg
    Odgurmış cevap verdi : — Ey hükümdar, Tanrı senden istediğin tevfikı esirgemesin — dedi —
  273. Katığlan ukuş birle basğıl havâ, havâka basıksa bolur er yava
    Gayret et, akıl ile heva ve hevesi zapt ve rapt altına al, kendisini heva ve hevese kaptıran kimsenin hayatı heder olur.
  274. Seni alktaçı bu et öz tatğı ol, et öz kılkı barça saña katğı ol
    Seni bitiren bu nefsânî zevklerdir, senin için vaz geçilmesi zor olan işte bu nefsânî arzulardır.
  275. İdi kiçki dünyâ-turur bu karı, telim beg keçürdi bu kılkı turı
    Bu dünya çok eski ihtiyar bir dünyadır, bu haşîn dünya bir çok beyleri görüp-geçirdi.
  276. Telim beg karıttı seniñ teg erig, seni me uzun tutmağay bu tirig
    Senin gibi yiğit bir çok beyleri ihtiyarlattı, seni de uzun müddet yaşatmaz.
  277. Olar bardı kaldı saña bu orun, yava kılma üd kün kerekiñ körün
    Onlar gitti ve bu taht sana kaldı, vaktini boş geçirme, hazırlık gör.
  278. Ölümüg unıtma ay elig odun, sezik tutma kelgey saña terk üdün
    Ey hükümdar, uyan, ölümü unutma, şüphe etme, o çok kısa bir zamanda sana da gelecektir.
  279. Özüñni unıtma ay ilig sakın, kalı öz unıtsa tüp üñke bakın
    Ey hükümdar, dikkatli ol, kendini unutma, eğer kendini unutursan, aslını hatırla.
  280. Bu iki neñig kim unıtsa kalı, anıñdın yıradı könilik yolı
    Eğer bir kimse bu iki şeyi unutursa, o doğruluk yolundan uzaklaşır.
  281. Negü ter eşitgil özin bilmiş er, havâsın ukuşka bulun kılmış er
    Dinle, kendini bilen, heva ve hevesini aklına esir eden insan ne der.
  282. Ölümüg unıtma gûrüñ yurtuñ ol, özüñni unıtma savı yurtuñ ol
    Ölümü unutma, asıl yerin mezarındır, "kendini unutma" sözünü her ân hatırla.
  283. Menidin törümiş özüñ men teme, özüñ men tese ay unu ornuñ ol
    Sen meniden türemişsin, "ben!" deme, sen "ben!" dersen, bak, işte değerin.
  284. Busuğda-turur bu körünmez ölüm, çıkatuşsa hergiz unıtmaz yolum
    Bu görünmez ölüm pusudadır, karşıma çıkmak isterse, hiç bir zaman izimi kayıp etmez.
  285. Tirigke adın hiç yok erse kıyın, tap erdi bu açığ ölümke bakın
    insan için başka hiç bir eziyet olmasa bile, bu acı ölüme bakmak kâfidir.
  286. Tap erdi yana bu ölümde basa, kara yer katında ölüp oprasa
    Ölümden sonra kara toprak altında çürüyüp-dağılmak da yeter bir ibrettir.
  287. Anıñda basa kör neçe işler ol, anı barça körgü ölüm açsa yol
    Bundan başka, ölüm sana yol açınca görülecek daha nice işler vardır.
  288. Bu halığ bilirde ukuşluğ kişi, negü teg udır inç neteg yer aşı
    Akıllı insan bu hâli görürken, nasıl rahat uyur ve nasıl yiyip-içebilir.
  289. Negü ter eşitgil bilig bergüçi, bilig birle himmet ulu tutğuçı
    Dinle, bilgi veren ve bilgi ile dünyanın hakikî değerini anlayan insan ne der.
  290. Bedük tut bu himmet ediz tut köñül, kodu ber bu dünyâ munıñdın tüñül
    Himmeti büyük ve gönülü yüksek tut, bu dünyayı bırak, ondan vaz geç.
  291. Tünek ol bu dünyâ içi ok yılan, munı kod yaruk çın ajunka ulan
    Bu dünya, içi engerek yılanı dolu, bir zindandır, onu bırak, aydın ve hakikî dünyaya ulaşmağa çahş.
  292. Süzük cân kepi bu kara yer tuğı, kara yer kep örtnür ay kılkı ağı
    Bu duru canın kalıbı olan vücûd bu kara toprak tıkacıdır, ey gönlünde hazineler taşıyan insan, kara toprak bunlar ile dolar.
  293. Bu dünyâ tünek ol kararçku kuduğ, belâ mihnet ol barça munda yoduğ
    Bu dünya bir zindan, karanlık bir kuyudur, burası dâima belâ, mihnet ve felâketler ile doludur.
  294. Ne inçlik tiler sen tünekte turup, ne ârzû kolur sen köñül ög urup
    Zindanda bulundığun müddetçe ne huzur istersin, aklına ve kalbine gelen ne gibi şeyi arzu edebilirsin.
  295. Kodu ber avutça kara toprakığ, uluğ meñü el kol nerek bu sakığ
    Bu bir avuç kara topraktan vaz geç, büyük ve ebedî diyarı iste, bu seraba neden aklanıyorsun.
  296. Bu toğ toz tumandın örü tart özüñ, süzük meñü el kol sen açğıl közüñ
    Bu toz, toprak ve dumanın fevkına yüksel, duru ve ebedî diyarı iste, gözünü aç.
  297. Neçe miñ yaşasa sen âhır ölüm, yeter ök tutar ok seni ay künüm
    Sen ne kadar çok yaşarsan-yaşa, ölüm nihayet bir gün gelip, seni yakalar, ey günüm.
  298. Neçe artsa dünyâ baş ağrığları, takı artuk artar ay ersig urı
    Dünya malı ne kadar artarsa, onun derdi zevkinden daha fazla olur, ey yiğit oğul.
  299. Neçe miñ yaşap er tilese tilek, tükel ök bolumaz bulunsa tilek
    insan binlerce sene yaşayıp, arzu ettiği şeylere kavuşsa bile, yine dileği bitmez.
  300. Negü ter eşitgil ay kılkı arığ, bu üdlek okı birle köñli balığ
    Temiz kalpli ve bu zemâne oku ile gönülü yaralanmış olan kimse ne der, dinle.
  301. Tükel miñ yaşasa tilekin temâm, tükel ök bulumaz kerekin temâm
    insan bin yıl yaşasa bile, arzu ve ihtiyaçlarının hepsini tamamlayamaz.
  302. Tilekin tilegli tükelin tiler, tilekin tüketse tüker çın temâm
    Arzu eden kimse her çeşit dilekte bulunur, arzusunun tükenmesi ile ancak onun dilekleri sona erer.
  303. Söz asğı ol ermez üküş sözlese, ya sözni tañırkap üküş tıñlasa
    Sözün faydası çok söylemekte veya söylenenleri hayretler içinde çok dinlemekte değildir.
  304. Söz asğı ol ol kör eşitmiş sözüg, alıp işke tutsa könitse özüg
    Sözün faydası işittiğin sözü işe tatbik etmekte ve böylece kendini doğru yola yöneltmektedir.
  305. Üküş sözledim söz eşittiñ tükel, sözüm işke tutğıl anıñ asğı al
    Çok söz söyledim, sen hepsini dinledin, bu sözlerime göre hareket et ve bunların faydasını gör.
  306. Tilim tıdnumadı telim sözledi, sözüm eksümedi suvı eksüdi
    Dilim kendisini tutamadı ve çok konuştu, sözüm azalmadı, fakat itibârı azaldı.
  307. Bayat bersü tevfik saña ay ilig, kamuğ edgülükke tegürgil elig
    Ey hükümdar, Tanrı sana tevfik versin de çok iyilikler yap.
  308. Tilek bersü teñri küdezsü seni, duâda unıtma ay ilig meni
    Tanrı sana dileğini versin ve seni korusun, ey hükümdar, sen beni duada unutma.
  309. Sözin kesti koptı adakın örü, ilig tıdtı aydı az oldur teyü
    Sözünü kesti, ayağa kalktı, hükümdar: —Bir az daha otur— diyerek ,onu alakoydu.
  310. Çıkardı yegü içgü törlüg aşı, ayur azkına tat ay edgü kişi
    Her türlü yiyecek ve içecek çıkardı : — Ey aziz insan, azıcık bunlardan tat — dedi.
  311. Elig sundı odğurmış aldı tegü, yedi içti azrak ol içgü yegü
    Odgurmış elini uzatıp, bir lokma aldı, bir az yedi ve içti.
  312. Elig tarttı aştın yemedi adın, şükür kıldı rabka atadı atın
    Yemekten elini çekti ve fazla yemedi, Tanrıya şükür etti, onun ismini zıkreyledi.
  313. Örü turdı odğurmış aydı selâm, ilig me yanut berdi kıldı kıyâm
    Odgurmış ayağa kalktı ve selâm verdi, hükümdar da ayağa kalkıp, ona mukabelede bulundu.
  314. Turup çıktı odğurmış andın yorıp, udu çıktı ilig uzatu barıp
    Odgurmış odadan çıktı, hükümdar da onu teşyi için, arkasından geldi.
  315. Esenleşti ilig bile ol kör e, eligleşti kaldı ilig kadğur a
    O hükümdar ile vedâlaştı, müsâfaha ettiler, hükümdar mahzun bir hâlde kaldı.
  316. Turup bardı andın yana tağ tapa, kadaşı udu bardı elgin öpe
    Odgurmış oradan ayrılıp, dağlara doğru gitti, kardeşi elini öptü ve bir müddet beraber yürüdüler.
  317. Evürdi kadaşın kör odğurmış a, esenleşti yandı kör ögdülmiş e
    Odgurmış kardeşini geri çevirdi, Öğdülmiş onunla vedâlaşarak, ayrıldı.
  318. Eviñe kelip kirdi köñli kokuz, sakınç kadğu birle udıtmadı köz
    Öğdülmiş evine gelip girdi, içinde bir boşluk hâsıl oldu, keder ve kaygıdan gözüne uyku girmedi.
  319. Toğardın yaşık baş kötürdi örü, kuğu kırtışı boldı dünyâ tolu
    Doğudan güneş başını yukarı kaldırdı, dünyanın her tarafı kuğu rengine büründü.
  320. Yaşık koptı kögsin kötürdi örü, ajun toldı kâfûr saçar teg tolu
    Güneş çıktı, göğüsünü yükseltti, dünyanın her tarafı saçılan kâfur ile doldu.
  321. Firişte yüzi teg yarudı ajun, kalık boldı kâfûr saçar teg yüzün
    Dünya, melek yüzü gibi, parladı, gök yüzü kâfur saçılmış gibi oldu.
  322. Yana koptı terkin töşekin türüp, ma yundı yükündi köñül tüz urup
    Yatağından çabucak kalktı ve âbdest alarak, ihlâs ile namazını edâ etti.
  323. Tonın kedti atlandı evdin kör e, yana karşıka bardı andın kör e
    Giyindi ve evinden çıkıp, atına binerek, saraya gitti.
  324. Tüşüp kirdi karşı içiñe yorıp, okıdı ilig bu köründi kirip
    Atından inip, saraya girdi, içeriye doğru yürüdü, hükümdarın daveti üzerine, huzura girdi.

    İlig suali Öğdülmişke
    HÜKÜMDARIN ÖĞDÜLMİŞ'E SUÂLİ
  325. Ayıttı ilig aşnu odğurmışığ, neçe kalmışığ hem kaçan barmışığ
    Hükümdar önce Odgurmış'ı, onun ne kadar kaldığını ve ne zaman gittiğini sordu.
  326. Yana aydı ilig ay ögdülmişim, açığ boldı emdi maña yer aşım
    Sonra: —Ey Öğdülmış'im, yemek bana artık zehir oluyor —dedi—
  327. Negü teg tirilgü bu künde naru, çöküp bardı egnim kopumaz örü
    Bugünden sonra nasıl yaşarım, omuzlarım çöktü, artık bir daha kalkamaz.
  328. Nerek emdi beglik bu yalñuk yüki, bu kadğu sakınç üzdi köñlüm köki
    İmdi bu beyliğe ve insanların yükünü taşımağa ne lüzum var, bu endişe ve kaygı kalbimi parçaladı.
  329. Er atsız bolumaz bodun başlasa, ya beglik işin barça beg işlese
    Halkı idare eden veya beyliğin bütün işlerini gören bir bey hizmetkârsız yapamaz.
  330. Er at tutsa şeksiz kerek neñ tavar, bu neñ bolmasa er yığılmaz añar
    Hizmetkâr olunca da, şüphesiz, mal ve servet lâzımdır, mal olmazsa, başkasının hizmetine kimse girmez.
  331. Negü ter eşitgil bu sü başlar er, tiriglik ıdıp beg işin işler er
    Ordunun başında bulunan ve hayatını feda ederek, beyin emirlerini yerine getiren insan ne der, dinle.
  332. Hazine er at boldı begler küçi, bu iki bile er alır öz öçi
    Hazine ve ordu beylerin kuvvetini teşkil eder, bu ikisi ile insan kendi öcünü alır.
  333. Bu iki bile beg bedüklük bulur, bu iki yumıtsa bedür beg tâcı
    Bu ikisi ile bey büyüklük bulur, bu ikisi bir araya gelirse, beylik tacı azamet kazanır.
  334. Er at tirgüke kör telim neñ barır, neñ almak tilese körü küç tegir
    Asker toplamak için, çok masrafa lüzum vardır, mal toplamak için de bile bile cebir kullanmak gerekir.
  335. Bir egnim meniñ me bir ök bu boğuz, nelük munça yalñuk yüki yüdmek öz
    Benim ancak bir sırtım ve bir tek boğazım var, niçin bu kadar insanın vebalını yükleneyim.
  336. Neçe me çığay erse kalmaz açın, alır bu ölüm kör tirigde öçin
    Ne kadar fakir olsa bile, insan aç kalmaz, bu ölüm her yaşayandan bir gün öcünü alır.