Türk Bitig: Hükümdar Kün-Toğdı'nın Odgurmış'a Mektup Yazıp Gönderdiğini Söyler



Hükümdar Kün-Toğdı'nın Odgurmış'a Mektup Yazıp Gönderdiğini Söyler

  1. Küntoğdı İlig Odgurmışka Bitig Bitip Idmışın Ayur
    Hükümdar Kün-Toğdı'nın Odgurmış'a Mektup Yazıp Gönderdiğini Söyler
  2. Devât koldı kâğıd bitidi bitig, bitig birle itti işiñe itig
    Hükümdar hokka ve kâğıt istedi, mektup yazdı, mektup ile işini düzene koydu.
  3. Bayat atı birle sözüg başladı, törütgen igidgen keçürgen tedi
    Tanrı adı ile başladı: — Yaratan, besleyen ve göçüren odur— dedi.
  4. Ayur-men bitidim bayatım atı, bu at ol kamuğ törlüg igke otı
    Sonra devam etti : — Tanrının adını yazdım, bu ad her türlü derde devadır.
  5. Üküş ögdi artuk telim miñ senâ, kılur-men bayatka añar yok fenâ
    Tanrıya pek çok hamd ve binlerce sena ederim, onun için fânilik yoktur.
  6. Tiledi törütti kamuğ teprerig, tirilgü berür yem tutar ol tirig
    Bütün hareket edenleri o diledi ve yarattı, onlara rızık ve hayat veren odur.
  7. Uğan ol köni çın törü bergüçi, törümiş kamuğ halkka yetrür küçi
    Kadirdir, âdildir, hak kanunları koyan odur, yarattığı bütün mahlûklara gücü yeter.
  8. Yaşıl kök yarattı yaruttı kün ay, kara tün yaruk kün sakışlığ yıl ay
    Mavi göğü yarattı, güneş ve ayı aydınlattı, karanlık gece ve aydın gün yıl ve ay hesabını bulmak içindir.
  9. Törütti bu evren tuçı evrülür, bayat hükmi takdir bile tezginür
    Bu feleği yarattı, durmadan döner, Tanrının hükmü ve takdiri ile hareket eder.
  10. Törütmezde aşnu yorıttı kazâ, kazâka tapı bol boyun eg uda
    Yaratmadan önce, kaza tâyin etti, kazaya razı ol, boyun eğ ve ona uy.
  11. Negü kolsa kıldı ne kolsa kılur, negü aysa boldı ne aysa bolur
    Ne istedi ise, yaptı ve ne isterse, yapar, ne dedi ise, oldu ve ne derse, olur.
  12. İligdin selâm köñül aytu bitig, bitidim esenlik öze ay tetig
    Bu hükümdardan selâm ve hatır sorma mektubudur, ey zeki insan, bunu sana sağlık dileği ile yazdım.
  13. Esen barmu erki et öz inçlikin, negü teg yüder erki üdlek yükin
    Vücûdun sağ ve sıhhattemidir, devran yükünü acaba nasıl yükleniyor.
  14. Eşittim seniñ edgü kılkıñ yañıñ, bu üdte yok ol tep saña tuş teñiñ
    Senin iyi tavır ve hareketini duydum, bu devirde sana denk ve eş bulunmadığını işittim.
  15. Bayat kılmış emdi saña edgülük, bilig bermiş erdem ukuş ög ülüg
    Tanrı sana şimdi lütfetmiş, bilgi vermiş, fazilet, akıl ve anlayış nasip etmiştir.
  16. Bu yañlığ kılınçıñ eşitti özüm, sini ârzûladı ay körklüg yüzüm
    Senin böyle olduğunu işittim, ey güzel yüzlüm, gönülüm seni arzuladı.
  17. Kadaşıñnı ıdtım bu ögdülmişig, sözümni tegürgey ukup bilmişig
    Akrabanı, Öğdülmiş'i gönderdim, sözümü ve anlayıp, bildiklerini sana eriştirecektir.
  18. Yakın ka kadaştın yitürmiş sen öz, uluş kend bodundın evürmiş sen yüz
    Sen yakın akraba ve kardeşlerden uzaklaşmışsın, köy, kasaba ve şehir halkından yüz çevirmişsin.
  19. Turup tağka kirmiş özüñ yalñuzun, tapuğ kılğuka bu tapuğ ked uzun
    İbâdet etmek için, kalkıp, tek başına dağa çıkmışsın, fakat bu ibâdet çok uzun sürmüş.
  20. Negü kıldı erdi kadaşlar saña, nelük yüz evürdüñ aça ay maña
    Akrabaların sana ne yaptı, niçin onlardan yüz çevirdin, bunu bana izah et.
  21. Kalı tegdi erse saña küç basınç, berü kel maña ay bu kadğu sakınç
    Eğer zulüm görmüş isen, bana gel, bu dert ve endişeni bana anlat.
  22. Saña men bereyin törü küç bile, bu yerde tirilgil sevinçin küle
    Ben kudretimle senin hakkını te'min edeyim, neş'e ve sevinç içinde burada yaşa.
  23. Kadaştın kadaşka asığlar bolur, asığ birle yalñuk tatığlar bulur
    Akraba akrabadan istifâde eder, insan bu suretle zevka kavuşur.
  24. Barışğu kerek ka kadaşlar bile, katılğu kerek iş adaşlar bile
    Akraba ve kardeşler ile barışmak, eş ve dostlar ile kaynaşmak lâzımdır.
  25. Kayuda yaraşıklık erse yakın, ol işte bolur asğı köñlün bakın
    Nerede yakınlık ve uygunluk varsa, o işte fayda vardır, bunu iyice düşün.
  26. Negü ter eşitgil bu şir ayğuçı, ikigü yaraşsa asığ yer tuçı
    Şâir ne der, dinle, iki insan birbirine uygun düşerse, bu dâima onların faydalarına olur.
  27. Yağız yer yaşıl suv yaraştı bile, ara miñ çeçekler yazıldı küle
    Kara toprak, mavi su birbiri ile uyuştu, ortada binlerce çiçek gülerek, açıldı.
  28. Yaraşık yorısa kadaş ya adaş, olardın bolur kap kadaşka bile
    Akraba veya arkadaşlar birbirlerine uygun hareket ederlerse, bunlardan yeni akraba ve ahbaplıklar meydana gelir.
  29. Kalı bardıñ erse tapuğ kılğalı, tapuğ kendte kılğıl bu ol din yolı
    Eğer ibâdet etmek için oraya gittin ise, ibâdeti şehirde kıl, din yolu budur.
  30. Uluş kendte tâat telim bar ıduk, uş ol yerde yetrü körü barsa yok
    iyice düşünürsen, Allanın büyük emirlerini yerine getirmek fırsatı, oraya nisbetle, burada daha çoktur.
  31. Bilig ögren aşnu tapuğka üküş, biligsiz tapuğ asğı bolmaz ülüş
    ibâdet etmek için, önce çok bilgi edin, bilgisiz ettiğin ibâdet fayda gelmez.
  32. Kişi iki törlüg kişi atanur, biri ögretigli biri ögrenür
    iki türlü insana insan derler: biri —öğreten, biri— öğrenen.
  33. İkide naru barça yılkı sanı, tilese munı tut tilese anı
    Bu ikisinden başkasını hep hayvan olarak kabul et, hangisini istersen, onu seç.

    İlig pendi Odgurmışka
    HÜKÜMDARIN ODGURMIŞ'A NASİHATİ
  34. Sen emdi kayu sen maña ay aça, ikide biri bol üçünçte kaça
    Şimdi sen hangisisin, bana açıkça söyle, ikisinden biri ol, üçüncüsünden kaçın.
  35. Bilig bildiñ erse tükel ögrenip, anı işlet emdi kör emgek ıdıp
    Zahmetle öğrenerek, bütün bilgilere sahip oldun, şimdi bunları, zahmet çekmeden, işlet.
  36. Kalı bilmediñ erse ögren bilig, tapuğlarka ötrü tegürgil elig
    Eğer henüz öğrenmedin ise, bilgi öğren ve ibâdetlere de ondan sonra başla.
  37. Negü ter eşitgil bilig bergüçi, bilig birle tâat tapuğ kılğuçı
    Bilgi veren ve bilgi ile tâat ve ibâdet eden ne der, dinle.
  38. Bilig birle yakğıl bayat tapğıña, bilig tamğa bolur tamu kapğıña
    Tanrı ibâdetine bilgi ile yaklaş, bilgi cehennem kapısını mühürler.
  39. Bilig birle tâat muyanı tümen, biligsiz tapuğ kılsa bulmaz muyan
    Bilgi ile yapılan ibâdetin sevabı çoktur, bilgisiz kimse ibâdet ederse, sevap kazanamaz.
  40. Biligsiz tapuğ kılmışında körü, biliglig udımış muyanı örü
    Bilgisizin ibâdet ile meşgul olmasından, bilgilinin uyumasının sevabı daha çoktur.
  41. Uluş kend içinde tapuğ bar telim, uş ol yerde kılsa bulumaz yarım
    Köy ve şehir içinde yapılacak çok ibâdet vardır, orada bunun yarısı bile bulunmaz.
  42. Seniñ anda tapğuñ namâz ol biri, takı biri rûza tutar sen urı
    Senin oradaki ibâdetinin biri namaz, biri de tuttuğun oruçtur, ey oğul.
  43. Munıñda adın anda tâat kayu, maña körkitü ber tilin sözleyü
    Bunlardan başka orada hangi ibâdet var, söyle, göster.
  44. Atandı özüñ emdi zâhid atı, bu atıñ saña boldı tâat yutı
    Sen şimdi zahit adını aldın, bu adın ibâdetin için sana büyük bir felâket oldu.
  45. Muñar arsıkar erse emdi özüñ, bu tâat yava boldı kesgil sözüg
    Bununla şimdi kendini aldatıyorsun, bu ibâdet boşunadır, sözünü kes.
  46. Tapuğ kılğu halktın anı kizlegü, üküş tâat erse anı azlağu
    ibâdet kılmalı, fakat onu halktan gizlemeli, ibâdet ne kadar çok olsa dahi, onu azımsamalıdır.
  47. Kişi edgüsi kılsa tâat tapuğ, anı halkta kizler yapar bu kapuğ
    insanların iyisi tâat ve ibâdet ederken, onu halktan gizler ve kapısını kapatıı.
  48. Negü ter eşit emdi mani bu söz, bu söz işke tutğıl ayâ edgü öz
    Şimdi bu sözün mânası nedir, dinle, ey iyi insan, bu söze göre hareket et.
  49. Eren er katında özin kizledi, tapuğ kıldı yüz yıl anı azladı
    Gerçek insan başkalarının yanında kendisini gizlemiş, yüz yıl ibâdet kılmış ve bunu da azımsamıştır.
  50. Tapuğ kizlegü kıl kişi körmesü, bu söz sırrım erdi özüm sözledi
    İbâdeti gizlemeli, yap, fakat insanlar görmesin, bu sözüm bir sır idi, iste şimdi açığa vurdum.
  51. Berü kel uluş kendte kılğıl tapuğ, kamuğ edgülükke açılsu kapuğ
    Buraya gel, köy veya şehir içinde ibâdet et, sana her türlü iyilik kapıları açılsın.
  52. Bodunka tusulğıl muñıña yara, kadaşka bağır ber yakınlık ula
    Halka faydalı ol, muhtaçlara yardım et, akrabalarına yakınlık göster, bağrını aç.
  53. Telim ögsüzüg kör ya tul tulsakığ, ya közsüz ya oldrum yeme aksakığ
    Bak, burada bir çok yetim, dul, âciz, kör, kötürüm ve topallar vardır.
  54. Cemâat bile kıl fariza namâz, çığaylar hacı kıl âdina namâz
    Farz namazlarını cemâat ile kıl, fakirler haccı olan cuma namazlarını edâ et.
  55. Halâl dünyâ kazğan çığayka üle, kişi elgi tutğıl yanut kıl yöle
    Helâl dünyalık kazan ve fakirlere dağıt, insanlara yardımda bulun ve onlara güler yüzle muamele et.
  56. Bu samış tapuğ barça tâat-turur, bu tâat bile barça râhat-turur
    Bu sayılan hizmetler birer ibâdettir, bunları yerine getiren herkes müsterih olabilir.
  57. Munı barça kodtı özüñ yalñuzun, namâz rûza tuttı ay kılkı tüzün
    Bütün bunları sen terkettin, tek başına namaz kılıyor ve oruç tutuyorsun, ey asîl tabiatlı.
  58. Namâz rûza barça öz asğıñ-turur, öz asğın tilegli bağırsız bolur
    Namaz ve oruç, bunlar hep kendi menfaatin içindir, hep kendi menfaatini düşünen insan hodkâm olur.
  59. İdi yakşı aymış kişi üdrümi, kişike bağırsak kişi ködrümi
    insanların seçkini ve olgun olanı merhametli insan çok güzel söylemiş.
  60. Kişi edgüsi bu öz asğın kodup, kişi asğı kolsa kör emgek yüdüp
    insanların iyisi — kendi menfaatini bırakıp, zahmet yüklenerek, başkalarının faydasını isteyen kimsedir.
  61. Bağırsak kerek er ne bağrı süçıp, törü berse edgü isizke açıp
    İnsan merhametli olmalı ve kötülere acıyarak, onlara şefkatle iyi yolu göstermelidir.
  62. Tirig yalñuk oğlı tusulğan kerek, tusulmaz kişi tuğsa ölgen kerek
    Hayatta iken, insan-oğlu faydalı olmalı, faydalı olmayacak kimse, doğar doğmaz ölmelidir.
  63. Kişike tusulur kişi edgüsi, bu edgü kişi ol bodun todğusı
    insanların iyisi başkalarına faydalı olur, halk için lüzumlu olan bu iyi insandır.
  64. Tapuğka ınanıp kayu erse kul, bulumadı teñri sevinçiñe yol
    İbâdetine güvenen bir kul Tanrıyı memnun edecek yolu henüz bulamamış demektir.
  65. Bayatım sevinçi tilese özüñ, müsülmân sevinçi tile kes sözüg
    Sen Tanrının rızasını elde etmek istersen, müslümanların memnun olmasını dile, sözü fazla uzatma.
  66. Seniñ tapğıña muñluğ ermez bayat, özüñ kullukı kıl tile edgü at
    Tanrı senin ibâdetine muhtaç değildir, kendi kulluğunu yerine getir ve iyi ad kazanmağa bak.
  67. Kimiñ atı kul bolsa kılkı tapuğ, tapuğsuz kul atı mecâz ol kamuğ
    Adı kul olanın yapacağı şey ibâdettir, bütün ibâdetsiz kulların adı bir mecazdan ibarettir.
  68. Tapuğ kıl tapuğ tınma kulluk bu ol, tapuğka baka kör me bekle bu yol
    ibâdet, durmadan ibâdet kıl, kulluk budur, ibâdete dikkat et ve bu yoldan ayrılma.
  69. İdi yakşı aymış bügü bilgi keñ, munı işke tutğıl ayâ elgi keñ
    Bilgisi geniş hakîm çok yerinde söylemiş, buna göre hareket et, ey eli açık insan.
  70. Tapuğ tâatim tep küvenme üküş, tapuğ kıl bayatka tapuğluğ küsüş
    İbâdet ve tâatte bulundum diye, fazla gurur getirme, ibâdete devam et, Tanrıya ibâdet eden insan azizdir.
  71. Tapuğ kıl bayatka bu ol kullukuñ, tapındım teyü sen unıtma ukuş
    İbâdet kıl, Tanrıya kulluğun budur, fakat ibâdet kıldım diye, idrâkini kaybetme.
  72. Ay odğırmış emdi okır-men seni, öz asğı tiler tep sakınma meni
    Ey Odgurmış, bugün seni davet ediyorsam, kendi menfaatimi düşünüyorum zannetme.
  73. Kalı kelse asğı tususı saña, yeme kelmese sen yası yok maña
    Eğer gelirsen, senin için faydalı olur, gelmezsen de, bana bir zarar gelmez.
  74. Okır-men seni halkka edgü üçün, bu edgü bodun asğı buzma küçün
    Seni halkın iyiliği için davet ediyorum, bu iyilik halkın menfaatidir, buna karşı gelme.
  75. Baka kör-men aymış bu sözler tapa, çın erse berü kelgil andın kopa
    Benim bu söylediklerime bir dikkat et, doğru ise, oradan kalk, buraya gel.
  76. Meni birle turğıl maña kıl basut, çığayığ yülegil neñin edgü tut
    Benimle beraber ol, bana yardım et, fakirleri destekle, onların vaziyetini düzeltmeğe çalış.
  77. Özüñke muyan ol maña edgü at, ikigü ajun birge erklig bayat
    Bu senin için sevaplı bir iş ve benim için ise, iyi bir addır, buna karşılık kadir Tanrı sana her iki dünyayı nasip eder.
  78. İnini edgeke yet özüñ edgü bol, kişi edgü erdin tüzer edgü yol
    Beni iyiliğe doğru götür, kendin iyi ol, insan iyi insanlara bakarak, yolunu düzeltir.
  79. Sebeb bolğıl emdi maña edgüke, bayat birge edgü saña ay böke
    Bugün bana iyilik yapmam için bir sebep ol, ey pehlivan, Tanrı sana da bunun karşılığını verir.
  80. Negü ter eşitgil tejik bilgesi, tejik bilgeleri çavıkar küsi
    İranlı âlim ne der, dinle, iranlı âlimlerin şöhreti büyüktür.
  81. Begi bolsa edgü bodunka bütün, anıñ asğı barça bodun yer kutun
    Bey halka karşı iyi ve âdil olursa, onun faydası bütün halka dokunur ve halk saadete kavuşur.
  82. Özüñ edgü kolma begiñ edgü kol, begi edgü bolsa bodun asğı ol
    Kendi iyiliğini istersen, beyin iyi olmasını iste, beyin iyi olması halkın menfaatidir.
  83. Kara edgü bolsa bir özke bolur, begi edgü bolsa bodun kün körür
    Halk iyi olursa, bu iyiliği onun yalnız kendisi içindir, beyi iyi olursa, halk gün görür.
  84. Kişi tep ayurlar kayu ol kişi, kişike asığ kılsa itse işi
    insan derler, insan kimdir, insan başkalarına faydalı olan ve onların işlerini gören kimsedir.
  85. Tüzü yalñuk oğlı sever edgüni, bu edgü kayu ol ögeyin anı
    Bütün ınsan-oğulları iyiyi severler, iyi nerede, ben de onu öğeyim.
  86. Bu edgü ol ol kılsa halkka asığ, bu asğı bile bulsa bodnı tatığ
    iyi, halka faydalı olan ve bundan dolayı ona zevk veren şeydir.
  87. Bağırsak bolur halkka edgü kişi, bağırsak bolun bulduñ edgü başı
    iyi insan halka karşı şefkatli olur, merhametli olursan, sen de iyi insan olursun.
  88. Munu sözledim söz bitigin ulam, tükettim sözümni kurıttım kalem
    işte yazı ile ulaştırılacak sözlerimi söyledim, sözümü bitirdim ve kalemi sildim.
  89. Takı ma negü erdi erse sözüm, kadaşıñ tegürgey tilin ay yüzüm
    Bundan başka daha söylenecek. ne gibi sözüm varsa, akraban bunları da ağızdan bildirecektir, ey ay yüzlüm.
  90. Bitig türdi badı öze tamğalap, sunup berdi ögdülmiş aldı ulap
    Mektubu katladı, bağladı ve üzerini mühürleyerek, uzattı, Öğdülmiş gelip, elinden aldı.
  91. İlig aydı barğıl takı ma negü, yarağlığ söz erse tegür ay bügü
    Hükümdar : — Git, daha münâsip ne gibi söz varsa, ona ulaştır, ey hakîm — dedi —
  92. Katığlan anı keldür emdi maña, kuruğ kelme ansız maña ay toña
    Şimdi gayret et, onu bana getir, ey yiğit, bana onsuz, boş gelme.
  93. Biliglig negü ter eşitgil özüñ, yalavaç tetig ıd tutuzma sözüg
    Bilgili ne der, dinle, zeki elçi gönder ve sözünü ona tevdi et.
  94. Negü tutzayın men saña emdi söz, kamuğ söz seniñde ayâ köñli tüz
    Ben sana şimdi ağızdan "ne söyleyeyim, ey kalbi doğru, söylenecek sözlerin hepsini sen biliyorsun.
  95. Negü sözlegü erse sözle tilin, yarağı ne erse sen andağ kılın
    Ne söylemek icap ederse, sen ağızdan söyle, nasıl münâsip görürsen öyle hareket et.
  96. İlel tep turup çıktı ögdülmişe, ol edgü kılınç birle igdilmişe
    iyi terbiyeye, iyi tavır ve harekete sahip olan Öğdülmiş— "Baş üstüne!"— diyerek, kalkıp çıktı.
  97. Atın mindi evke yüz urdı turup, kelip tüşti kirdi yaka kur yörüp
    Atına bindi, evine doğru hareket ederek, gelip indi, evine girdi, yaka ve kuşağını çözdü.
  98. Yaşık yandı yerke yakurdı başın, yaruk dünyâ meñzi karardı ışın
    Güneş döndü, başını yere yaklaştırdı, dünyanın aydınlık yüzü kırmızı sise büründü.
  99. Küdı ıdtı kesme yaruk yüz tudı, sevüg zülfi toldı yokaru kodı
    Perçemini aşağı salıverdi, parlak yüzü kapandı ve güzel zülfü her tarafı kapladı.
  100. Turup yundı kıldı bu yatğu namâz, töşek koldı yattı udıp bardı az
    Kalkıp abdest aldı ve yatsı namazını kıldı, döşek istedi ve yatıp, bir az uyudu.
  101. Beliñlep odundı kötürdi başın, kara zengi kılmış yüzini ışın
    Birden silkinerek, tekrar uyandı, başını kaldırdı, sis gök yüzünü siyah zenciye döndürmüştü.
  102. Turup yundı kıldı yana tañ namâz, duâ kıldı tesbih yeme küdti az
    Kalkıp abdest aldı, sabah namazını kıldı, duâ etti, teşbih çekti, yine bir az bekledi.
  103. Tüme torku kalkan kötürdi öşün, yaruk yüz küler teg yarudı ajun
    Yüzünü örten ipek kalkan sıyrıldı, gülen parlak yüz gibi, dünya aydınlandı.