Türk Bitig: Bilgi İle Aklın Meziyet Ve Faydalarını Söyler



Bilgi İle Aklın Meziyet Ve Faydalarını Söyler

  1. Bilig Ukuş Erdemin Asığın Ayur
    Bilgi İle Aklın Meziyet Ve Faydalarını Söyler
  2. Tilekim söz erdi ay bilge bügü, ukuşuğ biligig özüm sözlegü
    Ey âlim hakîm, maksadım söz söylemek idi, akıl ve bilgiden bahsetmek istedim.
  3. Ukuş ol yula teg karañku tüni, bilig ol yarukluk yaruttı seni
    Akıl karanlık gecede bir meş'ale gibidir, bilgi seni aydınlatan bir ışıktır.
  4. Ukuşun ağar ol biligin bedür, bu iki bile er ağırlık körür
    İnsan akıl ile yükselir, bilgi ile büyür, bu ikisi ile insan itibâr görür.
  5. Muñar bütmese kör bu nûşin revân, ukuş közi birle yaruttı cihân
    Buna inanmazsan, Nûşin-Revan'a bak, o akıl gözü ile dünyayı aydınlattı.
  6. Törü tüz yorıttı bayudı bodun, atın edgü kıldı ol edgü üdün
    Kanunu doğruluk ile tatbik etti ve halk zenginleşti, o iyi bir devirde iyi bir nâm bıraktı.
  7. Mañar tegdi mundağ biliglig sözi, tamudın yırar tep tamuğluk özi
    Bilgili bir insanın onun hakkında şöyle dediğini duydum : kendisi cehennemlik iken, cehennem azabından kurtuldu.
  8. Kiçig oğlanığ kör ukuşka ulam, yaşı yetmeginçe yorımaz kılâm
    Küçük çocuğa bak, ona akıl ulaşacaktır, fakat yaşı gelmedikçe, kalemler yürümez.
  9. Ukuşluğ kişi kör karısa munar, ukuş kitti tep hem kalem me tınar
    Akıllı insan da yaşlanınca bunar, akıl gittiği için, kalem de susar.
  10. Kalı telve ursa kör ölse kişi, ölüm yok añar hem birilmez şişi
    Eğer delijbir adamı vurup, öldürürse, o deliye ölüm cezası yoktur, kısas yapılmaz.
  11. Negülük tese sen ukuşsuz-turur, ukuşsuz kişiler ülügsüz-turur
    Niçin dersen, o akılsızdır, akılsız adamlar ne mükâfat görür, ne de ceza.
  12. Ukuşka-turur bu ağırlık itig, ukuşsuz kişi bir avuçça tetig
    Bütün bu hürmet ve itibar akıl içindir, akılsız adam bir avuç balçık gibidir.
  13. Körü barsa yakşı ayur bu sözüg, ukuşsuz biligsiz bedütmez özüg
    Dikkat edersen şu söz çok yerinde söylenmiş : akılsız ve bilgisiz kimse kendisini yükseltemez.
  14. Körü barsa barça urur bu kedük, ukuşluğ biliglig kör aslı ked ök
    Dikkat edilirse, her kes üzerine bir şey giyer, fakat akıllı ve bilgili insan hıl'at ile değil, aslında değerlidir.
  15. Ukuş bolsa aslı bolur bolsa er, bilig bolsa beglik kılur kılsa er
    Akıl olursa, insan olsa-olsa asıl insan olur, bilgi olursa, insan yapsa yapsa beylik yapar.
  16. Kimiñde ukuş bolsa aslı bolur, kayuda bilig bolsa beglik bulur
    Kimde akıl varsa, o asîl insan olur, kimde bilgi varsa, o beylik bulur, însan-oğlu kara yer üzerine elini uzattı, her şeye bilgisi ile nüfuz etti.
  17. Yağız yer öze yalñuk oğlı elig, kötürdi kamuğka yetürdi bilig
    însan-oğlu kara yer üzerine elini uzattı, her şeye bilgisi ile nüfuz etti.
  18. Ukuş birle aslı atanur kişi, bilig birle begler iter el işi
    Akıl ile insan asıl insan adını alır, bilgi ile beyler memleket işini tanzim eder.
  19. Tümen miñ tü erdem üküş ögdiler, ukuş birle kılmış üçün ögdiler
    Binlerce fazilet ve bir çok alkışlanan işler akıl ile yapılmış olduğu için öğülmüştür.
  20. Ukuş azın azlanma asğı üküş, bilig azın azlanma erke küsüş
    Aklın azını azımsama, onun faydası çoktur, bilginin azını azımsama, o insan için azizdir.
  21. Bu tört neñ azın azka tutma negü, bügü sözlemiş söz eşitgü ögü
    Hakimlerin sözünü dinle, düşün ve şu dört şeyin azını az görme.
  22. Bu törtte biri ot birisi yağı, üçünçi ig ol kör tiriglik ağı
    Bu dörtten biri — ateş, biri — düşmandır, üçüncüsü — hayatın tuzağı olan hastalıktır.
  23. Basası bilig ol bularda biri, bu tört neñ uçuz tutma yüksek töri
    Nihayet bunların biri de — bilgidir, bu dört nesneyi hafife alma, bunların ehemmiyeti büyüktür.
  24. Bu tegme biri asğı yası telim, kayusı berim teg kayusı alım
    Bunlardan her birinin faydası veya zararı çoktur, bâzısı — borç, bâzısı ise — alacak gibidir.
  25. Bilig kimyâ teg ol neñ irklü-turur, ukuş ordusı ol neñ üglü-turur
    Bilgi kimya gibidir, eşya onun etrafında toplanır, akıl onun sarayıdır, içinde eşya yığılır.
  26. Yıparlı biligli teñi bir yañı, tutup kizlese bolmaz özde öñi
    Misk ve bilgi birbirine benzer, insan bunları yanında gizli tutamaz.
  27. Yıpar kizlese sen yıdı belgürer, bilig kizlese sen tilig ülgüler
    Miski gizlersen, kokusundan belli olur, bilgiyi saklarsan, dili ayarlamasından belli olur.
  28. Bilig baylık ol bir çığay bolğusuz, tegip oğrı tevlig anı alğusuz
    Bilgi hiç bir zaman fakirliğe düşmeyen bir servettir, hırsız ve dolandırıcının ona eli erişemez ve alamaz.
  29. Kişen ol kişike bilig hem ukuş, kişenlig yarağsızka barmaz üküş
    Bilgi ve akıl insan için bir köstektir, köstekli olan, yakışıksız şeylere pek gitmez.
  30. Sevügrek atın er kişenlig tutar, kereklig atın kör küdezlig tutar
    insan çok sevdiği atını köstekli tutar, lüzumlu atını muhafaza altına alır.
  31. Kişenlig küremez kerekçe yorır, tuşağlığ yıramaz tilekçe barır
    Köstekli olan kaçamaz, istenildiği kadar yürür, bukağılı olan uzaklaşamaz, istenilen yere kadar gider.
  32. Ukuş ol saña edgü andlığ adaş, bilig ol saña ked bağırsak kadaş
    Akıl senin için iyi ve yeminli bir dosttur, bilgi senin için çok merhametli bir kardeştir.
  33. Biligsizke bilgi kılınçı yağı, adın bolmasa tap bu iki çoğı
    Bilgisiz adamın düşmanı kendi bildiği ve yaptığıdır, başka düşmanı olmasa bile, bu ikisinin gailesi kâfidir.
  34. Muñar meñzetü keldi türkçe mesel, okığıl munı sen köñül ögke al
    Buna benzer türkçe bir ata-sözü vardır, sen bunu oku, gönlünde ve aklında tut.
  35. Ukuşluğ kişi, ke iş, i tap ukuş, biligsiz kişi, ke atı tap söküş
    Akıllı insan için akıl kâfi bir eştir, bilgisiz insan için hakaret tam bir addır.
  36. Biligligke bilgi tükel ton aş ol, biligsiz kılınçı yavuz koldaş ol
    Bilgili insan için onun bilgisi kâfi bir yiyecek ve giyecektir, bilgisizin hareketi — onun kötü- arkadaşıdır.
  37. Ukuşluğ ked er övke özdin yırat, biliglig beg er buşma edgü kıl at
    Ey akıllı iyi yiğit, öfkeyi kendinden uzaklaştır, ey bilgili bey yiğit, hiddetlenme, iyi ad kazan.
  38. Bu iki bile işke yakma ive, kalı yaksa kıldıñ tiriglik yava
    Öfke ve gazap ile işe yaklaşma, eğer yaklaşırsan, ömrü heder edersin.
  39. Ökünçlüg bolur tutşı övke işi, yazukluğ bolur işte buşsa kişi
    Öfke ile kalkan peşimanlıkla oturur, insan hiddetlenince, işinde yanılır.
  40. Amulluk kerek erke kılkı oñay, örüglük kerek begke tuğsa kün ay
    insan sakin ve mülayim tabiatli olmalıdır, güneş ve ay doğması için, beye itidal lâzımdır.
  41. Tüzünlük kerek hem siliglik kerek, ukuşluğ kerek hem biliglig kerek
    Hem yumuşak huylu, hem tatlı dilli, hem akıllı, hem bilgili olmak gerektir.
  42. Ukuşluğ kerek ked üdürse kişig, biliglig kerek ked bütürse işig
    insanları iyi seçebilmek için akıllı olmak ve işini iyi başarabilmek için de bilgili olmak lâzımdır.
  43. Yarağlığ yarağsıznı titrü körüp, kereklig kereksizni kirtü sorup
    insan işe yarayana-yaramayana iyice dikkat ederek, gerekli ve gereksizi hakkiyle sorup-soruşturarak,
  44. Adırsa üdürse seçe bilse öz, kamuğ iş içinde yitig tutsa köz
    Ayırt eder, eler, seçebilir ve her işte gözünü keskin tutarsa,
  45. Bolur ötrü işler bütün hem bışığ, biliglig kişiler bışığ yer aşığ
    Neticede işler sağlam olur ve olgunlaşır, bilgili insanlar yemeği pişmiş olarak yerler.
  46. Tilekke tegir ol bu yañlığ kişi, ikigü ajunda itiglig işi
    Böyle bir insan dileğine erer ve her iki dünyada işi yoluna girer.
  47. Buşaklık bile erke övke yavuz, bu iki bile tutçı emger et öz
    Hiddet ve öfke insan için fenadır, bu ikisinin yüzünden vücût dâima eziyet çeker.
  48. Eşitgil negü ter bügü bilge teñ, bu söz işke tutğıl ayâ kızğu eñ
    Dinle, hakîm âlim buna benzeterek, ne der, bu söze göre hareket et, ey bahtiyar insan.
  49. Buşı bolsa yalñuk biligsiz bolur, kalı övke kelse ukuşsuz kılur
    Hiddetlenirse, insan bilgisizce hareket eder, eğer öfkelenirse, öfke onu akılsıza çevirir.
  50. Buşılık yavuz erke eltür bilig, otunluk kılur buşsa kılkı silig
    Hiddetlenmek insan için fenadır, bilgiyi götürür, hiddetlenince, yumuşak huylu insan da kabalık yapar.
  51. Eşitgil negü ter biliglig kişi, biliglig sözi çın sevüg cân tuşı
    Dinle, bilgili adam ne der : bilgili sözü, gerçekten, sevgili can gibidir.
  52. Bu bir kaç neñ ol kör kişike yavuz, munı kılsa yalñuk alıkar et öz
    Bak, şu bir kaç şey insan için kötüdür, insan bunları bilirse, kendisini korumuş olur.
  53. Bularda birisi bu til yalğanı, munıñda basası sözüg kıyğanı
    Bunlardan biri — yalan söylemektir, ikincisi — verilen sözden dönmektir.
  54. Üçünçi takı bir bor işçe seve, seziksiz bu er boldı birtem yava
    Üçüncüsü ise— içki iptilâsıdır, buna tutulan kimse, şüphesiz, tamamen boşuna yaşamış olur.
  55. Takı biri erke bu arkuk kılınç, bu arkuk kılnçlığka bolmaz sevinç
    Biri de insanın inatçı olmasıdır, bu inatçı insan için dünyada sevinç yoktur.
  56. Yana bir arığsız bu kılkı otun, kişiler evinde bu koprur tütün
    Yakışıksız hâllerden biri de kaba tabiatli olmaktır, böyle adam başkalarının evinde tozu-dumana katar.
  57. Yana bir tili el buşı övkelig, ulıtur kişig sökse açsa tilig
    Biri boş-boğaz, hiddetli ve öfkeli olmaktır, söğmeğe başlarsa, insanın kalbini kırar.
  58. Bu kaç neñ birikse biregü öze, anıñdın yırar ol ıduk kut teze
    Bu bir kaç şey bir kimse üzerinde toplanırsa, mübarek saadet ondan kaçar, uzaklaşır.
  59. Bolu bermez evren başı tezginür, anıñ birle kılkı yañı tezginür
    Felek ona yar olmaz, âvâre olur, bununla birlikte hâl ve hareketinde istikrar olmaz.
  60. Yorı edgülük kıl ay edgü kişi, itiglig bolur tutçı edgü işi
    Ey iyi insan, yürü, iyilik yap, iyinin işi hep düzgün gider.
  61. Negü ter eşit emdi kılkı silig, sınayu tegip elke sunmış elig
    Şimdi dinle, yumuşak tabiatli olan ve tecrübe ile yükselerek, memleket işini eline alan adam ne der.
  62. Karımaz bu edgü neçe yıllasa, isizlik edikmez neçe edlese
    Ne kadar yaşarsa - yaşasın, bu iyi insan ihtiyarlamaz, ne kadar uğraşılırsa-uğraşılsın, kötü insan ıslâh edilmez.
  63. Yaşı kısğa isiz ökünçün karır, uzun yaşlığ edgü ökünçsüz yorır
    Ömrü kısa olan kötü peşimanlıkla ihtiyarlar, uzun ömürlü olan iyi peşiman olmadan yaşar.
  64. Tilekin bulur edgü künde yañı, isizniñ küniñe miñ artar muñı
    îyi insan her gün yeni bir arzusuna nail olur, kötünün sıkıntısı ise, her gün bir kat artar.